KELİME GRUPLARI

2008-12-07 23:11:00



Kelime Grupları

 

Kelime grubu, birden fazla kelimeden oluştuğu hâlde cümledeki görevi bakımından bir kelimeden farksız olarak yerine göre bir kelime gibi çekim eki alabilen, yapı ve anlam bakımından bütünlük taşıyan dil birliğidir: bir içim su, kitap mitap, Kel Ali, pahalı elbise, sen ve ben, sizin için, sora sora, yükte hafif, Türkçe defteri, yün kazak vb.

Kelime grubuna belirtme grubu da denir. Kelime gruplarında genellikle yardımcı öge ve asıl öge (belirten – belirtilen, tamlayan – tamlanan) olmak üzere iki unsur bulunur. Yan yana gelen kelimeler birbirlerini tamamlayarak grubu oluşturur. Birleşik fiiller ve edat grupları dışında yardımcı unsurlar önce; asıl unsurlar sonra gelir. Konuşma dilinde ve şiirde bu sıra değişebilir. Türkçede yardımcı unsurlar asıl unsurlardan önce geldiği için kelime gruplarının diğer kelimelerle ilgisini kuran çekim eki, sondaki asıl unsurda bulunur.

İkiden fazla kelimeli kelime gruplarında iç içe geçmiş, birbirini tamamlayan başka kelime grupları bulunabilir: camlı köşkün süslü kapısı isim tamlamasında hem tamlayan hem de tamlanan unsur sıfat tamlamasından oluşmuştur: camlı köşk, süslü kapı .

Kelime grubunun vurgusu, grubun yapısına ve anlamına göre değişir.

 

Kelime gruplarının başlıcaları şunlardır:

İsim Tamlaması

Sıfat Tamlaması

Aitlik Grubu

Tekrar Grubu

Birleşik İsim

Birleşik Fiil

Unvan Grubu

Edat Grubu

Ünlem Grubu

Bağlama Grubu

Sayı Grubu

Fiil Grupları

Kısaltma Grupları

 

İsim Tamlaması

Birden fazla ismin iyelik, tür, nitelik vb. ilgilerle oluşturduğu kelime grubudur: Akdeniz akşamları, benim ödevim, defne yaprağı, gül kokusu, hesap makinesi, insanlık hâli, masa örtüsü, öğrencilerin sınavı, öğretmenin kalemi vb. Grubu oluşturan kelimelerden birincisi tamlayan (belirten), ikincisi tamlanan (belirtilen)dır. Bu kelime grubunda, tamlayan ilgi hâli ekini (-ºn, -nºn); tamla­nan ise iyelik ekini  (-ı, -i, -u, -u; -sı, -si, -su, sü) alır. Bu durumda tamlama, belirtili isim tamlaması olur: adamın iyisi, dayımın oğlu, Konya’nın havası, köyün yolu, öğrencinin sırası vb.

Belirtili isim tamlamalarında sıfat, tamlayan veya tamlanandan önce getirilebilir. Anlam sıfatın yerine göre değişir: eski masanın örtüsü (eski olan, masadır), masanın eski örtüsü (eski olan, örtüdür.)

 

İlgi eki söylenmezse (veya yazılmazsa) belirtisiz isim tamlaması olur: Amasya elması, Ankara yolu, ateş parçası, belediye başkanı, Erciyes dağı, gül kurusu, Marmara denizi, Selçuk Üniversitesi, söz varlığı, su testisi gibi.

Belirtisiz isim tamlamasında tamlayan isim genel ve belirsiz olmasına rağmen tamlanana bağlılık daha kuvvetlidir. Bu bakımdan sanki iki isim bir nesnenin adı olmak için birleşik isim oluşturmuşlardır: çalışma masası, bulaşık makinesi, çay bardağı, dana eti, duvar saati, hesap makinesi, İngiliz anahtarı, pencere bandı, yatak örtüsü gibi.

Belirtisiz isim tamlamalarında tamlayanla tamlanan arasına başka kelimeler girmez: bahar tazeliği, çilek reçeli gibi. Bu sebeple millî eğitim eski müdürü, Malatya eski valisi, devlet eski bakanı, makine yüksek mühendisi gibi tamlamalar yanlıştır. Sıfat, tamlamanın başında yer almalıdır: eski millî eğitim müdürü, eski Malatya valisi, eski devlet bakanı, yüksek makine mühendisi gibi. Bugün her iki şekil de kullanılmaktadır. Yanlış kullanımda vurguya dikkat edilmelidir. Tamlama belirtili olursa araya başka kelimeler girebilir: motorların saatlerdir süren sinir bozucu gürültüsü gibi.

Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray, Kadıköy, Topkapı gibi örneklerde (galatımeşhur olarak) tamlanan eki atılarak dil yanlışı yapılmıştır. Son zamanlarda bu yanlışlığın çeşitli sebeplerle gittikçe yaygınlaştığı görülmektedir: bayan giyim, çocuk ayakkabı, kemer patlıcan, yaprak sarma, ciğer tava, tavuk döner, şiş kebap, Kumru Sokak, Lise durak, gül bahçe, Zafer çarşı gibi örnekler Türkçenin yapısına uymaz. Bu konuya aydın insanların özen göstermesi gerekir.

İkiden fazla isimle kurulan tamlamalara zincirleme isim tamlaması denir: çocuk kitapları sergisi, insanların dürüstlüğünün göstergesi, okulun giriş kapısı, tavşanın suyunun suyu vb. Bu tipteki tamlamalarda ilgi ekinin ikiden fazla kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar: okulun bahçesinin kapısının rengi vb.

İsim tamlaması, esasen her iki ögesi isim olan iyelik grubunun üçüncü kişisinden başka bir şey değildir: benim arabam, senin araban, onun arabası, bizim arabamız, sizin arabanız, onların arabası biçiminde kişilere göre yapılan iyelik çekiminde birinci ve ikinci kişilerde tamlayan yerine sadece kişi zamiri (ben, sen; biz, siz) kullanılırken üçüncü kişilerdeki o zamiri yerine sınırsız isim kullanılabilir. Bu durumda iyelik gruplarına isim tamlaması denebileceği gibi isim tamlamalarına da iyelik grubu demek mümkündür.

İyelik grubunu (isim tamlamasını) oluşturan unsurlardan her biri tek kelime olabileceği gibi (benim öğrencim, sözün özü) isim görevinde kelime grubu da olabilir. Tamlayan veya tamlananın birden fazla olması da mümkündür: dostluğun, arkadaşlığın güzelliği; okulun lâboratuvarları, sınıfları, kantini gibi.

 

Sıfat Tamlaması

Bir ismin kendisini niteleyen veya belirten bir sıfat unsuruyla oluşturduğu kelime grubuna sıfat tamlaması denir. Bu grupta sıfat, tamlayan; isim ise tamlanan durumundadır. Sıfat olarak kullanılan kelime çekim eki almaz: büyük şehir, eski konak, inatçı keçi, karlı dağlar, sıcak çorba, soğuk su, temiz toplum, üç arkadaş gibi.

Bir isme birden fazla sıfat bağlanabilir: akıllı uslu, terbiyeli, iri yapılı, çalışkan bir genç gibi.

Sıfat ve zarfların anlamlarını derece, ölçü bakımından belirten zarfların oluşturduğu kelime grupları da sıfat tamlaması olur: en güzel (yazı), daha kullanışlı (makine), çok hızlı (konuşuyor) gibi.

Altın saat, demir kapı, gümüş yüzük, plâstik kova, yün çorap gibi örneklerin takısız isim tamlaması değil, sıfat tamlaması olduğu unutulma­malıdır. Kırmızı kalem, kalın kumaş, ince çizgi, dürüst insan gibi sıfat tamlamalarında  kırmızı, kalın, ince, dürüst kelimeleri nasıl kendilerinden sonra gelen isimlere ait bir özellik, nitelik bildiriyorsa yukarıdaki örneklerin de bunlardan farkı yoktur.

Geniş bahçe, okumuş adam, yakacak odun, yollanacak para gibi sıfat tamlamalarında kelimelerin yeri değiştirilirse sıfatlar, yüklem yerine geçer ve böylece bir cümle ortaya çıkar: bahçe geniş (tir), adam okumuş, odun yakacak, para yollanacak.

 

Aitlik Grubu

-ki aitlik ekiyle yapılan bu grup, cümlede zamir veya sıfat görevinde bulunur: çalışkan öğrencininki, sizinki, tarihten önceki, üniversite ile çarşı arasında gidip gelen dolmuşlardaki vb.

 

Tekrar Grubu

Kuvvetlendirme, çokluk ve devamlılık işlevlerinden birini yerine getirmek üzere aynı türden iki kelimenin eksiz olarak arka arkaya getirilmesiyle yapılan kelime grubudur: bir bir (anlattı), çoluk çocuk, deli dolu, gide gide (bir söğüde dayandım), sora sora (Bağdat bulunur), yumuk yumuk (eller) vb.

Tekrar grupları yapılışlarına göre aynen tekrarlar, eş anlamlı tekrarlar, zıt anlamlı tekrarlar ve ilâveli tekrarlar olmak üzere dörde ayrılır:

Aynen tekrarlar, aynı kelimenin arka arkaya iki kez söylenmesiyle yapılır: adım adım, azar azar, dura dura, derin derin, güle güle, göz göz, gürül gürül, hızlı hızlı, ikişer ikişer, tatlı tatlı, tıkır tıkır, yavaş yavaş vb.

Eş anlamlı tekrarlar, eş anlamlı veya yakın anlamlı kelimelerin tekrarlanmasıyla yapılır: açık saçık, eğri büğrü, falan filan, ipsiz sapsız, saç sakal, saçma sapan, toz toprak, yana yakıla vb.

Zıt anlamlı tekrarlar, birbirinin zıddı iki kelimenin arka arkaya getirilmesiyle yapılır: acı tatlı, alt üst, aşağı yukarı, bata çıka, büyük küçük, canlı cansız, düşe kalka, içli dışlı, irili ufaklı, iyi kötü vb.

İlâveli tekrarlar, bir kelimenin başına ilâve ses veya bir hece getirilerek yapılır: adam madam, ev mev; apaçık, büsbütün, dümdüz, kapkara, mosmor, yemyeşil vb.

İlâveli tekrarlarda m, p, r, s seslerinden yararlanılır: bembeyaz, kıpkırmızı, tertemiz, koskoca vb.

Tekrar gruplarının arasına herhangi bir noktalama işareti konmayacağı unutulmamalıdır.

 

Birleşik İsim

Bazı yer adları ve ikili üçlü bütün kişi adları birleşik isim grubunu oluşturur: Çanakkale, Sarıyer, Şereflikoçhisar, Yenişehir; Ahmet Caferoğlu, Ahmet Hamdi Tanpınar, Faruk Nafiz Çamlıbel, Faruk Kadri Timurtaş, Necmettin Hacıeminoğlu, Reşat Nuri Güntekin gibi.

 

Birleşik Fiil

Bir eylemi karşılamak üzere isim veya fiile bir yardımcı fiilin getirilmesiyle yapılan kelime grubudur. Bunlar yapılışlarına göre üçe ayrılır:

 

         a) İsme yardımcı fiil getirilerek yapılan birleşik fiiller: bulun-, et-, eyle-, kıl-, ol-, yap- yardımcı fiilleri isimle birleşerek birleşik fiil yaparlar. Bunlardan et-, eyle-, yap- geçişli (nesne alan) birleşik fiiller yapar: affet-, alay et-, alt et-, göz et-, hisset-, kabul et-, naklet-, reddet-, oyun et-, sabret-, şikayet et-, şükret-, telefon et-, terk et-, zannet-, yok et-; hasta eyle-, sabreyle-, kul eyle-; namaz kıl-; gürültü yap-, program yap-, spor yap-; adam ol-, dost ol-, kör ol-, memnun ol-, pişman ol-, sağ ol-; gelmiş bulun-, yapmış bulun- vb.

 

b) Fiile yardımcı fiil getirilerek yapılan birleşik fiiller: Fiile, (kurallı) birleşik fiil yapan bil-, dur-, gel-, gör-, kal-, koy-, yaz- fiillerinin getirilmesiyle yapılır. Bu grupta yardımcı fiiller, kendi anlamlarıyla değil, sadece yardımcı fiil işleviyle çekim unsuru olarak görev üstlenirler. bil- yeterlik; ver- tezlik; dur-, gel-, gör-, kal-, koy- sürerlik; yaz- yaklaşma ifade eder. Bu fiiller, asıl fiillere zarf-fiil eki getirilerek birleştirilirler: durabil-, gelebil-, gülebil-, satabil-, yazabil- (yeterlik); alıver-, çekiver-, soruver-, takıver- (tezlik); bakıp dur-, gidedur-, süregel-, isteyigör-, bakakal-, oturakoy- (sürerlik); düşeyaz-, öleyaz- (yaklaşma). Bunlardan -ıp, -ip, -up, -üp’lü zarf-fiil eki sadece dur- fiiliyle birleşik fiil yapmaktadır.

 

c) Anlamca kaynaşmış, deyimleşmiş birleşik fiiller: Eksiz veya çekim eki almış bir isimden sonra yardımcı fiil getirilerek yapılan birleşik fiillerdir. Bunlar anlam bakımından Türkçedeki deyimlerin bir kısmını meydana getirir: baş kaldır-, el aç-, çile çek-, diş bile-, göz ko-, gönül ver-, kol gez-, nazar değ-; başa gel-, baştan çıkar-, canını al-, deliye dön-, elden ayaktan düş-, elini eteğini çek-, kolunu kanadını kır-, yoldan çık-  gibi.

 

Unvan Grubu

Kişi adıyla bir unvan veya akrabalık isminin ek almadan oluşturduğu gruptur. Unvan veya akrabalık adı kişi adından sonra gelir: Hüseyin Çavuş, Mehmet Efendi, Oğuz Kağan, Muharrem Bey, Sevim Hanım; Ayşe nine, Fahriye abla, Kenan amca, Meral teyze, Zeki dede gibi.

 

Unvan veya akrabalık ismi başa getirilirse birleşik isim olur: Dede Korkut, Genç Osman, Albay Yetkin, Molla Kasım gibi.

 

Edat Grubu

Bir ismin, kendisinden sonra gelen çekim edatıyla oluşturduğu kelime grubudur. İsim unsuru tek kelime olabileceği gibi isim görevinde bir kelime grubu da olabilir: bana göre, bir hafta kalmak üzere, bizim için, çalıp oynamaktan başka, dönemin sonuna doğru, rektörlükten bildirildiğine göre, saman altından su yürüten biri gibi, senin güzel hatırın için, testereyle gibi.

 

Ünlem Grubu

Bir seslenme edatıyla ismin ek almadan oluşturduğu kelime grubudur: ay oğul, be kardeşim, ey Türk gençliği, ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker, ey millet, ey yiğit, yâ Ali vb. Örneklerde görüldüğü gibi edat önce; isim veya isim görevindeki kelime grubu sonra gelir.

 

Bağlama Grubu

Sıralama işlevindeki ve, ile, ilâ (-den......-e kadar) edatlarıyla kurulan kelime grubudur: güzel ve çirkin, Mai ve Siyah, sen ve ben; doğruyla yanlış, Tahir ile Zühre, teyzesinin kızıyla yeğeni, yerle gök, seksen ilâ doksan vb.

 

Birliği ve yapısı en zayıf olan kelime grubu, bağlama grubudur.

 

Sağlama Grubu

Türkçede sayılar üç, beş, elli, yüz, bin, milyon, milyar örneklerindeki gibi tek kelimeyle; beş yüz, yetmiş bin, on milyar örneklerindeki gibi sıfat tamlamasıyla ve on sekiz, yirmi dört, sekiz yüz on dokuz, on beş milyar dört yüz elli iki milyon yedi yüz otuz iki örneklerindeki gibi sayı grubuyla karşılanırlar. Demek ki sayı grubu, tek kelimelik sayıların 10’dan sonrakilerinin ve sıfat tamlaması biçimindeki sayıların ara yerlerindeki sayılardır. Grubu oluşturan sayılar eksiz olarak arka arkaya sıralanırken büyük sayı önce, küçük sayı sonra gelir.

 

Fiil Grupları

Fiilden türetilen fakat çekime girmeyerek sadece olumsuzu yapılabilen fiil ismi, sıfat-fiil ve zarf-fiillerle kurulan kelime gruplarıdır:

a) Fiil ismi grubu: Fiillerden, mastar eki de denen -ºş; -ma, -me; -mak, -mek ekleriyle türetilen isimlerin kendilerinden önce gelen unsurlarla birlikte oluşturdukları kelime grubudur. Mastar ekleri, fiillerin isimlerini yaparlar. -mak, -mek’li fiil isimleri hareket isimleri yaptığı için kullanıma daha elverişlidir: alış veriş yapmak, pazara gitmek, resim yapmak, yemek yemek, canı istememek, toplantıya katılmak, sinirlerini bozmak, gece gündüz çalışmak, kolu kırılmak, öğrencileri evlerinden okula götürmek; Ankara’ya yürüyüş, sıkışık trafikte köprüden geçiş, on beş yıl görev yaptığı okulundan ayrılış; ileri görüşlü olma, etkili ve güzel konuşma, günde sekiz saat çalışma gibi.

 

b) Sıfat-fiil grubu: Sıfat-fiilin, kendisine bağlı unsurlarla oluşturduğu kelime grubudur. Bu grupta da sıfat-fiil sonda bulunur. Bu grup genellikle sıfat görevindedir: annesine hiç çekmeyen (kız), havadan gelen (para), temiz havada yürüyüş yapan (adam), günlerdir uğraşarak yazdığım (makale), yıkandıktan sonra ütülenecek (çamaşırlar), modası geçmiş (lâflar), kör olası (hayvan) gibi.

c) Zarf-fiil grubu: Fiillerden zarf-fiil ekleriyle türetilen kelimelerin kendilerinden önceki unsurlarla bir araya gelerek oluşturduğu ve her zaman zarf olarak kullanılan kelime grubudur: sabahtan akşama kadar sağda solda konuşup, kaldığını sandığı dersten geçtiğini öğrenince, sınıfın ortasında birden ağlamaya başlayınca, bugüne kadar kimseye eyvallah etmeden, bütün günahları için tövbe ederek, söylene söylene gibi.

 

Kısaltma Grupları

Kelime gruplarıyla cümlelerin kısalıp yıpranması ve kalıplaşma ile ortaya çıkan gruplardır: baş başa, baş üstüne, eller yukarı (kalksın), günaydın (olsun), güle güle (gidiniz), o gün bugün, omuz omuza, yan yana, yüz yüze gibi. Bu grupların herhangi bir kuralı olmamakla birlikte genellikle iki isim unsurundan oluşur

512
0
0
Yorum Yaz