İnci | John Steinbeck

2010-04-20 11:47:00

 

http://www.kitapokuyoruz.com/kapak/552-Inci.jpg

 

 

 

 

 

İnci

(John Steinbeck)

KİTABIN ADI : İNCİ
KİTABIN YAZARI : John STEINBECK
YAYIN EVİ VE ADRESİ : Remzi Kitap Evi
BASIM YILI : 1984

KİTABIN KONUSU

Yoksul bir denizcinin bebeğini bir akrebin sokması ve ardından büyük bir inci bulmasıyla gelişen olaylar.

KİTABIN ÖZETİ

Kino;Salinas’ta, deniz kıyısında, saz evlerde yaşayan yoksul denizcilerden biridir. Evleneli çok olmamıştır. İlk çocukları maalesef tedavi edemedikleri bir hastalıktan dolayı ölür. Artık umutları ikinci çocukları olmuştur. Bir sabah bebeği bir akrep sokar. Kino hızla davranır ve akrebi öldürür. O ve eşi bebeği alır ve şehirdeki doktora götürürler. Doktor zengin ve acımasız bir insandır ve paraları olmadığını bildiği için çifti başından savar.

 

Eve döndükten sonra Kino, bambudan yapılmış kayığını alır ve inci avına çıkar. Kıyıdan açıldıktan sonra dalar ve dipten o güne kadar görülmüş en büyük incilerden birini çıkarır. Evine döner ve eşine gösterir. Bu inciyi satarak kazanacakları parayla bebeği tedavi ettireceklerini sonra onu okutup bu yaşamdan kurtulacaklarını planlarlar. O gün Kino’nun kardeşi ve karısı da evlerine gelirler ve tavsiyelerde bulunurlar.

Büyük incinin haberi tüm şehre ulaşmıştır. Doktorun ise inciye sahip olup Salinas gibi bir taşra kentinden kurtulup Paris’e gitmeyi planlamaktadır. Ertesi gün doktor uşağıyla tedavi için Kino’nun saz evine gelir. Bebek iki gündür iyi durumda olduğu için Kino doktoru reddeder. Doktor ise çocuğa bir ilaç içirir ve çocuğun ateşlenebileceğini söyler. Dediği gibi bebek ateşlenir ve doktor o esnada yeniden gelir ve çocuğun ateşini geçirir. Doktorun asıl amacı Kino’nun inciyi nereye sakladığını öğrenmektir. Gerçekten konuşurlarken Kino’nun gözü inciyi gömdüğü yere kaçar ve doktor incinin yerini öğrenir. Gece uyurlarken birinin geldiğini hisseder ve boğuşurlar. Boğuşma esnasında Kino adamı bıçakla öldürür. Hırsızlar ayrıca yangın çıkartmıştır ve bazı saz evler yanmıştır. Kino ve eşi kaçamaya karar verirler ama kayıklarının da delindiğini görürler. Kino’nun karısı ona devamlı bu incinin uğursuz olduğunu ve ondan kurtulmaları gerektiğini söylemektedir. Yürüyerek kaçmaya karar verirler.Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet

Yürüyüş esnasında kayalık bir arazide mola verirler. Dinlenirlerken yoldan birilerinin geçtiğini farkederler. Sessizce dinlerler ve bunların peşlerine düşen kelle avcıları olduklarını anlarlar. Artık arazide daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Gece olunca bir kaya kovuğuna yerleşirler. Kelle avcıları ise elli metre ileride su başında yatmaktadır. Kino adamları öldürmek için harekete geçer. Yaklaştığı esnada bebeğin ağladığını duyar. Avcılar da duymuştur ve bunu bir kurdun sesi sanmışlardır. Zarar vermesin diye sesin geldiği yöne nişan alırlar ve ateş ederler.

Ertesi sabah köylüler Kino ve eşinin köye döndüklerini görürler. Yanlarında bebekleri yoktur. Kino’nun karısının elinde kanlı bir şal durmaktadır. Köylüler bebeğin öldüğünü anlarlar. Kino ve karısı deniz kıyısına giderler ve onlara devamlı uğursuzluk getirmiş olan bu inciyi denize,geldiği yere geri gönderirler.

KİTABIN ANA FİKRİ

Yoksul ve cahil insanlar yaşamın kendileri için hazırladığı yaşam çizgisinin dışına çıkamazlar.

KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE SAHIŞLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Bebeğin akrep tarafından sokulması büyük talihsizliktir. Kino’nun çevresindekilerin inciyi ele geçirmek her türlü yola başvurmaları insanların para için herşeyi yapabileceği gerçeğini yansıtır.

ŞAHISLAR

Kino : Dürüst,fakir,devamlı ezilmiş ama umutlarını hala kaybetmemiş biridir. Ailesini düşkündür ve onlar için kendisini tehlikeye atmaktan kaçınmaz.

Kino’nun Eşi: Fedakar bir kadındır. Romanda kocası bir kez ona vurur. Ama bundan dolayı gücenmez. İncinin uğursuz olduğuna inamakta ve ondan kurtulmaları gerektiğine inanmaktadır.

Doktor : İnsanları küçümseyen, paraya düşkün ve para için her türlü kötülüğü yapmaya hazır olan biridir.

KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER

Kitabı okumadan önce yazarı tanıyordum ve bazı eserlerini okumuştum. Yazar bilindik üslubu dışına çıkmayarak yoksul ve sıradan insanları konu ediniyor. Olay örgüsü ve insanların iç yüzünün para karşısında ortaya çıkması yaşamın üzücü gerçeklerindendir. Eserin okunmasının insana birçok şey kazandırdığı inancındayım.

KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ

(1902-1968) 1962 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi John Steinbeck dünya edebiyatına ölümsüz yapıtlar kazandırmış bir yazardır. 1902′de California’da doğan, John Steinbeck, 1968′de New York’ta öldü. İnsan-doğa ve insan-insan ilişkilerini, özellikle de, çalışan tüm kesimlerin yaşamlarını anlatmadaki başarısıyla ünlüdür.

ÖNEMLİ ESERLERİ

ROMAN: Yukarı Mahalle(1935), Fareler ve İnsanlar(1937), Gazap Üzümleri (1939), Sardelye Sokağı(1945), Cennet Yolu(1952

 

 

 

inci

Kitabın Adı:İnci
Kitabın Yazarı:John Steinbeck
Kitabın Yayınevi: Remzi Kitabevi
Kitabın Basım Yılı:2008
Sayfa Sayısı:96
Kitabın Konusu: İnci, konusunun Meksika kıyılarındaki yoksul bir inci avcısının yaşamından alan uzun bir
hikâyedir.
Kitap açıklama:
İnci romanı , zenginliğin ve paranın getirdiği kötülük ve felaketler üzerine yazılmış bir öyküdür aslında..

Meksikalı inci avcısı Kino bebeğinin hastalanması sonucu para bulma umudu ile denizin derinliklerine daldığında dünyanın en büyük incisini bulduğunun farkına varır ve yoksulluk içinde geçen hayatının artık değişeceğine inanır. Sonunda karısı Juana ile kilisede nikah töreni yapabilecek, oğulları Coyotito’yu okula yollayabilecektir. Bu hayalleri kuran Kino, incinin komşularında uyandırdığı kıskançlığı göremez…

John Steinbeck, akıcı bir dille kaleme aldığı İnci’de, uygar toplumun değerleriyle az gelişmiş toplumun değerlerini karşılaştırırken, her ikisini de eleştirmekten geri durmuyor. Bir çocuk romanı olarak göründese dünyanın hemen hemen tüm dillerine çevrilmiş sayısız filme konu olmuş büyüklerin de ilgi ile okuduğu bir baş yapıt..



Kitabın Özeti:
Balıkçı Kino,karısı Juana ve bebeği Coyotito ile bir kulübede yaşamaktadır.
Bir gün bebeği akrep sokar.Juana zehiri emer ve tükürür.Dr.a götürürler
.Ama Dr. ve onun soyundan gelenler Kino ve halkına daima kötü davranmışlardı.Şimdi de Dr,.Kinoyu
parası yok diye kabul etmiyor..Evde yok dedirtiyor.Kino da kanosuna
gider.Denizden aldıkları yosunu akrepin soktuğu yere sürerler.
Sonra inci aramaya çıktılar.Kino dünyanın en büyük incisini buldu.Bunu
satacak,Juana ile kilisede nikah töreni yapacak,Coyotitoyu okutacaktı.
Artık açlık diye bir dert olmayacaktı.Herkes bunu kıskandı.Dr.hemen
bebeği görmeye geldi.İlaç içirdi.Bebek kusmaya başladı.Vücüdündaki
zehiri atmaya başladı.Gözkapağının içide mordu.1 saat sonra Dr.
bebeğin durumunu tekrar görmek için geldi.Dr.un burnu para kokusunu
almıştı.Kino inciyi satıp ,vizite borcunu ödiyeceğini söyledi.Daha sonra
inciyi külubede toprağın içine gömdü.Bu şiltenin altıydı.Gece biri
kulübelerine inciyi çalmak için girdi.Kino çakısını aldı.Savurdu.O kişi
kaçtı,Kino da yaralandı.Ertesi gün Kino inciyi satmaya karar verdi.Bunun
için hazırlandı.Bütün kasaba halkı onları izliyordu.Kardeşi Juan Tomas
ise yanında idi.İlk tüccar inciyi inceledikten sonra onun için’’hilkat
garibesi,yalancı altın’’ deyip onu kandırmaya çalıştı. Bu arada dükkana
3 tüccar daha çağrıldı.İncinin büyüklüğü karşısında şaşkındılar.Ama
hiç renk vermediler.Ve gülünç fiyatlar verip inciyle alay ettiler.
Başkent’te satacağım dedi Kino.Gece birleri Kino’nun kulübesinin
önüne gelip onu öldürmeye çalıştı. Juana artık korkuyordu.
‘’Bu inci lanetli,o bizi mahvetmeden biz onu yok edelim’’diyordu.
Sabah Kino uyanmadan onu denize atmaya çalıştı.Kino son anda
yetişip,engel oldu.Ve Juana ya korkunç bir tekme attı.Ben erkeğim ,ben
bilirim diyordu.Bu inci bulunalıberi insanların karakteri değişmiş,
belalar peşlerini bırakmamıştı.Dönüşte biri Kinoya saldırdı.Kino çakısını
çekerek ona savurdu.Bilmeden, canını kurtarmak için onu öldürmüştü.
Bu arada inciyi düşürmüştü.Oysa kendilerine doğru gelmekte olan
Juana incinin parıltısını bir taşın ardında fark etmiş hemen almıştı.
İnci halen onlarındı.
Bu arada Kino da yaralandı.Juana olayı gördü.Cesedi sazların arasına sakladı.
Acele oradan gitmeleri gerekiyordu.Kino ;Juana’ ya Coyotıto’ yu ve
evdeki bütün mısırı alıp gelmesini söyledi.Kendisi de sendeleyerek
kanosuna gitti.Kanoyla gece denize açılıp kaçacaklardı.Üstelik bir de
adam öldürmüştü.Fakat kanosuna kocaman bir delik açılmıştı.Evine
gitmeye karar verdiğinde kendisine doğru koşarak gelen juana ve
kucağında Coyotito yu gödü.Kulübesinden dumanlar yükseliyordu.
Evini ateşe vermişlerdi.Hemen sessizce kardeşininin evine sığındılar.
Dostları Kino’nun ailesiyle kulübenin içinde olduğunu düşünüyordu.
Küller içinde kemik aramaya başladılar.Kino ağabeyisinin de başını belaya
sokmak istemiyordu.Tomas kimse şüphelenmesin diye evden çıkıp
komşuların arasına karıştı.Kino gitti artık.Denize açıldysa çoktan
boğulmuştur demeye başladı.Bu arada her komşudan bir şeyler ödünç
alıp eve getiriyordu.Gece olunca sessizce kulübeden çıktılar.Vedalaştılar.
Ve yola koyuldular.Bu inci Kino’nun hayatı olmuştu artık.Ondan vazgeçemezdi.
Gece olunca yola çıktılar.Rüzgar izlerini yok ediyordu.Yönlerini kuzeye
ayarladılar.Gece boyunca yürüdüler.Sonra korunaklı bir kuytuluk buldular.
Bir süre dinlendiler.Bu arada Kino dağ avcılarının peşinde olduklarını
anladı.Hızla batıya yöneldiler.Orası dağlıktı ve izlerini kaybettirebilirlerdi.
Kino tek başına yola devam etmeye karar verdi.Amacı avcıları peşine
takmak ve ailesinin güvenliğini sağlamaktı.Juana ve Coyotito saklanıp sonra
kuzeye Loreto veya Santa Rosalia’ya gidecekti.Ama Juana buna karşı
çıktı.Beraber olmalıydılar.Birlikte sarp kayalara tırmanmaya başladılar.
Gölgede kalan bir yarığa yöneldiler.Su bulmaları gerekiyordu.Sonunda
suya ulaştılar ve kana kana içtiler.Sonra Kino 3 benek gibi ilerleyen iz
sürücüleri gördü.Peşlerindeydiler.Tırmanmaya devam ettiler.Bir mağaranın
içine gizlendiler.Kino gece olunca iki avcının uyuduğunu birinin de
nöbet tuttuğunu gördü.Onları teker teker öldürmesi gerekiyordu.
Önce beyaz giysileri dikkat çekmesin diye soyundu.Ve kayalardan sessizce
inmeye başladı.Bu arada bulundukları mağaradan bir ağlama sesi geldi.
Sonra da tüfeğin sesi duyuldu.Kino avcıları öldürdü ama geç kalmıştı.
Mağarada kötü şeyler olmuştu.Kulağına felaket sesi geliyordu Kino’nun…
Aile La Paz kasabasına geri döndü…Juana’nın şalının içinde Coyotito
vardı…Şalın üzerinde de kurumuş kan izleri.Doğruca deniz kıyısına
gittiler…İnci artık griydi..Onu suya fırlattılar çünkü artık onu istemiyorlardı
çünkü inci onlara sadece felaket getirmişti…
Kitabın Anafikri: Açgözlülüğün,doymak bilmez kar hırsının insanı nerelere kadar sürükleyebileceğini göstermekte
Kitaptaki Karakterlerin Değerlendirmesi:
Kino: Fakir bir balıkçı denizden İnci bulur ve hayatı değişir.
Doktor: Aç gözlü para düşkünü insan sevgisi olmayan bir adam .. Sonu feleketle sonuçlanır..
Kitabın yorumu: Steinbeck’in karakteristiğini yansıtan romanlarından biri olan İnci temelde sömürü temasını işliyor. Geçimlerini denizden İnci çıkararak sağlayan yerli kabilesi bölgedeki beyazlar tarafından devletlerin gelişme aşamasındaki uygulamaları olması ibret verici. Zevkle okunacak bir roman.

2807
0
0
Yorum Yaz