Gurbet Hikayeleri | Refik Halid Karay

2009-02-13 22:16:00
<!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-1610611985 1107304683 0 0 159 0;} @font-face {font-family:Cambria; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-1610611985 1073741899 0 0 159 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:10.0pt; margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri","sans-serif"; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} h1 {mso-style-priority:9; mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-link:"Başlık 1 Char"; mso-margin-top-alt:auto; margin-right:0cm; mso-margin-bottom-alt:auto; margin-left:0cm; mso-pagination:widow-orphan; mso-outline-level:1; font-size:24.0pt; font-family:"Times New Roman","serif"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} span.Balk1Char {mso-style-name:"Başlık 1 Char"; mso-style-priority:9; mso-style-unhide:no; mso-style-locked:yes; mso-style-link:"Başlık 1"; mso-ansi-font-size:24.0pt; mso-bidi-font-size:24.0pt; font-family:"Times New Roman","serif"; mso-ascii-font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; mso-hansi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-font-kerning:18.0pt; mso-fareast-language:TR; font-weight:bold;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:10.0pt; line-height:115%;} @page Section1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} -->


Gurbet Hikayeleri-Refik Halid Karay

 

A.KÜNYE BİLGİLERİ

1)KİTABIN ADI:Gurbet Hikayeleri

   KİTABIN YAZARININ ADI:Refik Halid KARAY

2)YAYIN EVİNİN ADI:İnkılap Yayınevi

   BASILDIĞI YER:Matbaacılar Sitesi No:38 Bağcılar/İSTANBUL

   SAYFA SAYISI:79

3)a.KİTABIN OKUNMAYA BAŞLANDIĞI TARİH:14.03.2005

   b.KİTABIN BİTİRİLDİĞİ TARİH:18.03.2005

B.İNCELEME

1)YARA:5-9                                                     KEKLİK:42-45

   ESKİCİ:10-15                                               AKREP46-49

   ANTİKACI:16-21                                         KÖPEK:50-55

   TESTİ:22-26                                                 ÇIBAN:56-60

   FENER:27-31                                                KAÇAK:61-66

   ZİNCİR:32-36                                               GÜNEŞ:67-72

   GÖZYAŞI:37-41                                           HÜLLE:73-79

2)YARA:Arap aşiretleri arasındaki yağmalamalardan kurtulan dört bedevinin bir Türk’ün yanına                    

     sığınması anlatılıyor.

    ESKİCİ:Annesini ve babasını kaybeden Hasan’ın halasının yanına gönderilişi ve orada yaşadığı yurt             sevgisi anlatılıyor.

    ANTİKACI:Kendisini Afgan bir antikacı olarak tanıtan Şeyh Afgani’nin aslında İngiliz askeri   olması anlatılıyor.

    TESTİ:Bir adamın su içerken eşek arısı yutması ve ölmesi, diğer insanların ise bundan ders              almaması anlatılıyor.

    FENER:Hayatında hiç fener görmemiş Ebu  Ali’nin fener almasıyla yaşadığı olaylar anlatılıyor.

    ZİNCİR:Zincire mahkum azgın bir köpeğin iki günlük özgürlükten sonra eski vahşiliğinden kurtulması anlatılıyor.

    GÖZYAŞI:Bir hizmetçinin üç çocuğunu kaybetmesiyle çektiği acı olaylar anlatılıyor.

    KEKLİK:Bazı erkeklerin kötü bir kadın uğruna nasıl zor durumda kaldıkları ve öldüklerianlatılıyor.

    AKREP:Halkın Ebu Akrep olarak tanıdıkları bir adamın akreplerle yaşamasına rağmen bir kere dışında hiç sokulmaması anlatılıyor.

    KÖPEK:Fakir bir çocukla sefil bir köpeğin acı durumları, birbirlerine olan sevgileri ve ayrılma hikayeleri anlatılıyor.

    ÇIBAN:Bir Türk’ün suratında çıban çıkması ve on gün hiç kımıldamadan tedavi edilmesi  anlatılıyor.

    KAÇAK:Bir Türk mahkumun hapishaneden kaçış öyküsü ve bir aileye sığınması anlatılıyor.

    GÜNEŞ:Bir askerin kendisine verilen altını Emir Sadun’a götürülüş hikayesi anlatılmaktadır.

    HÜLLE:bir adamın gittiği bir evde yaşadığı evlilik oyunu anlatılıyor.

    3)Kitapta toplanan hikayelerin bir ortak noktası vardır. Hikayelerin tamamı gurbette geçmektedir.

    4)Kitaptaki hikayelerle kitabın başlığı arasında ilişki vardır. Hikayeler sılada geçmektedir. Kitabın başlığı da bunun için Gurbet Hikayeleri’dir.

5)         1. TEKİL KİŞİ                                      3. TEKİL KİŞİ

       Yara                                                               Eskici

       Antikacı                                                         Fener

       Fener                                                             Gözyaşı

       Zincir                                                             Keklik

       Testi                                                               Çıban

       Keklik                                                            Kaçak

       Akrep                                                             Güneş

       Çıban,                                                            Akrep

      Kaçak                                                             Köpek

       Güneş                                                            

       Hülle                      

6)YAZARIN HAYATI VE EDEBİ KİŞİLİĞİ:                                     

Refik Halid Karay

İstanbul’da doğmuştur (1888). Mudurnu'dan İstanbul’a göç etmiş Karakayış ailesine mensup Maliye Başveznedari Mehmed Halit Bey'in oğlu olan Karay, Veznecilerdeki Şemsü'l Maarif ve Göztepe'deki Taş Mektep'te okumuş, bu arada özel dersler almıştır. Galatasaray'a devam etmiş (1900-1906), ancak okulu bitirememiştir. Mekteb-i Hukuk'a girmiş (1907), bir yandan da Maliye Nezareti'nde Devair-i Merkeziye kaleminde katiplik yapmıştır. Meşrutiyet’in ilanından sonra öğrenimini ve katipliği bırakarak gazeteciliğe başlamıştır (1908). Önce gündelik Servet-Fünun'da, sonra Tercuman-i Hakikat'ta çevirmen ve yazar olarak çalışmıştır (1909). Son Havadis adıyla, ancak iki hafta çıkabilen bir gazete kurmuştur (1909). Hürriyet ve İtilaf Fıkrası’nın iş başına geldiği sırada Altıncı Belediye Dairesi Başkatibi olmuş (1912), İttihat ve Terakki İktidarınca Mahmut Şevket Paşa’ya suikast olayının ardından muhalefeti tuttuğu gerekçesiyle Sinop'a sürülmüştür (1913). Oradan Çorum'a, Bilecik'e ve Ankara'ya nakledilmiştir (1913-1918). Ziya Gökalp ve Ömer Seyfettin'in çabalarıyla İstanbul’a dönmüş (1918), Robert Kolej'inde Türkçe öğretmenliği yapmıştır. Mütareke'de yeniden siyasete atılmış, Hürriyet ve İtilaf Fıkrası Genel Merkez üyesi olmuştur. Sabah gazetesinin başyazarı olmuş, Alemdar ve Peyam-i Sabah gazetelerinde yazmıştır. Damat Ferit Pasa hükümeti döneminde Posta-Telgraf Umum Müdürü atanmıştır(1919).

Kurtuluştan sonra Milli mücadele'ye karşı olan yazıları yüzünden Yüzellilikler listesi alınmış ve yurdu terletmek zorunda kalmıştır (1922). Beyrut ve Halep’te on beş yıl bir sürgün ve gurbetlik yaşamı olmuş, Halep'te yayımlanan Doğruyol( 1924) ve Vahdet (1928) gazetelerinin yönetimini üstlenmiştir. Kabul edilen af kanunuyla yurda dönmüş (1938), yeniden gazeteciliğe başlamış, ancak yaşamının sonuna kadar politikaya girmemiştir.

Yüzellilikler'in affının doğrudan doğruya Refik Halid sayesinde olduğunu ima eden Yakup Kadri, bizzat Atatürk'ün öykülerini ve yazılarını çok sevdiği Karay’ın yurda dönmesinin sağlanmasını istemiş ve bir toplantıda içişleri Bakanı Şükrü Kaya'ya "Ne yapacaksak yapalım, onun bir an evvel memlekete dönmesinin çaresine bakalım" demiştir.Şükrü Kaya yazarın bir  karakola teslim olmasını, oradan "nezaketle Ankara'ya gönderilmesi yolunda bir çözüm bulmuş, ancak Refik Halid bu çözümü kabul etmeyince, af yoluna gidilmiştir.

Yaşamını kalemiyle kazanan Karay, İstanbul’da ölmüştür (1965).

Yazın Yaşamı

Yakup Kadri'nin "uzaktan uzağa Aşk-i Memnu'daki hoppa ve züppe Behlül'ü andırır halleri" olduğunu söylediği Refik Halid, ilk yazılarını gündelik Servet-i Fünun'da yayımlamış, Fecr-i Ati topluluğuna katılmıştır. Yakup Kadri'nin Nirvana adli tek perdelik oyunu yayımladığı 1909 yılında Refik Halid de Zend Avesta başlığı altında yazdığı bir dizi düzyazı ile dikkat çekmiştir. Karaosmanoglu, bu yazılar için şunları söylemektedir: "Refik Halid o yazılarında alışılmış nesir temlerinden hiç birine yer vermemekte, hep cansız şeylerden canlı varlıklar gibi bahsedip durmakta idi. Çok şahsiyetli bir üslubu da vardı ve bunda Edebiyatı Cedidi’nin allı pullu süslerinden hiçbir iz gözükmüyordu. Refik Halid bununla kalmıyor, gayet sade bir konuşma Türkçe’siyle yazıyordu.

İttihat ve Terakki iktidarını eleştirdiği dönemde gönderildiği sürgün yıllarında edindiği Anadolu İzlenimlerini dile getirdiği Memleket Hikayeleri'ni Ziya Gökalp'in yönettiği Yeni Mecmuada yayımlamıştır (Ocak-Ekim 1918). Bu öyküler, Millî Edebiyat ve Sade Lisan akımlarının genişletip benimsenmesinde önemli bir rol oynamıştır.

Gazeteciliğe hiç ara vermeyen Karay, yurt dışına gitmek zorunda kaldığı sürgün yıllarında ise Gurbet Hikayeleri'ni yazmıştır (Tan gazetesinde yayımı Aralık 1938-Nisan 1939).

YAPITLARI

Öykü:

Memleket Hikayeleri (1919), Gurbet Hikayeleri (1940).

Roman:

İstanbul’un İç Yüzü (1920), Yiğidin Kızı (1939), Çete (1939), Sürgün (1941), Anahtar (1947), Bu Bizim Hayatimiz (1950), Nilgün (3Cilt:Türk Prensesi Nilgün (1950), Mapa Melikesi Nilgün (1950), Nilgün'ün Sonu (1952), tek cilt 1960), Yer Altında Dünya Var (1953), Dişi Örümcek (1953), Bugünün Saraylısı (1954), 2000 Yılının Sevgilisi (1954), İki Cisimli Kadın (1955), Kadınlar Tekkesi (1956-İki Cilt), Karlı Dağdaki Ateş (1956), Dört Yapraklı Yonca (1957), Sonuncu Kadeh (1957), Yerini Seven Fidan (1977), Ekmek Elden Su Gölden (1980), Ayin On Dördü (1980), Yüzen Bahçe (1981).

Mizah ve Hiciv:

Sakin Aldanma İnanma Kanma (1915), Kirpi'nin Dedikleri (1916), Ago Paşa’nın Hatıratı (1918), Ay Pesinde (1922), Tanıdıklarım (1922), Guguklu Saat (1925).

Fıkralar:

Bir İçim Su (1931), Bir Avuç Saçma (1939), İlk Adım (1941), Üç Nesil Üç Hayat (1943), Makyajlı Kadın (1943), Tanrıya Şikayet (1944).

Oyun:

Kanije Müdafaası ve Tiryaki Hasan Pasa (Müfit Ratip'le, oynandı, basılmadı), Deli (1929).

Anı:

Minelbap İle mihrap (1946), Bir Ömür Boyunca (1990).

 

7)a.SEÇTİĞİM HİKAYENİN ADI:Eskici

   b.KİTAPIN ÖZETİ:

ESKİCİ

Annesi ve babası ölmüş Hasan komşuları tarafından Filistin’e gönderilir. Çocuk yaşta olan Hasan onun Filistin’de neler beklediğini bilmez ama en kısa zamanda anlar.

   Hasan’ı vapura bindirirler. İlk başta vapurda çok eğlenen Hasan daha sonra insanların ne dediklerini anlamamaya başlar. Bu  nedenle Hasan susar. Hep susar.

   Teyzesinin yanına gelen Hasan hiç Türkçe duymamaya başlar. Aradan uzun süre geçtikten sonra bir eskici Hasaların sokağına gelir. Adam sırtındaki torbayı indirir ve ayakkabıları tamir etmeye başlar. Bunu gören Hasan eskicinin yanına gider ve adamı izler. Hasan adamı izlemeye o kadar dalar ki bir anda adama Türkçe bir soru sorar. Adam buna çok şaşırır. Çünkü adam Türk’tür. İşlediği bir suç nedeniyle Filistin’e gelen adam bir Türk’ü karşısında görmekten mutlu olur. Hasan’la muhabbet etmeye başlarlar hasan uzun zamandır Türkçe konuşmadığı için sürekli konuşur.

   Adam elindeki işi bitirir. Sıra ayrılma zamanına gelmiştir. Hasan bu duruma çok üzülür ve başlar ağlamaya bunu gören adam da ağlamaya başlar. Çünkü her ikisi de vatanını çok özlemiştir.

   c.TEMEL KİŞİLER:Hasan ve eskici.

     YAN KİŞİLER:Hasan’ın halası ve Filistin’deki insanlar.

   d.Hasan:Annesini ve babasını erken yaşta kaybetmiş, bu yüzden hiç bilmediği yerlere göçmek      

      zorunda kalmış bir çocuk.

      Eskici:Bir kabahatinden dolayı Filistin’e göçmüş, burada ayakkabı tamir ederek geçimini    

      sağlayan biri.

   e.Olay Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında geçmektedir.

   f.Olay Filistin’de geçmektedir.bunu hikayedeki “Hasan Filistin’nin sapa bir kasabasına

     gönderiliyordu” cümlesinden anlıyorum.

C.YORUM

1)KİTAPTAN ÖĞRENDİĞİ YENİ KELİMELER VE ANLAMLARI

HALAS:Arapça’da kurtuldu.

MUT:Arapça’da öldü.

ZİFAS:Yerden herhangi bir sebeple sıçrayan çamur.

GRANİT:Türlü renkleri olan çok sert bir taş çeşidi.

ABANOZ:Çok siyah anlamında kullanılır.

GAZVE:Arap aşiretleri arasındaki dinsel kökenli yağmalar.

KÖSELE:Ayakkabı yapmakta kullanılan büyük baş hayvanların işlenmiş derisi.

KIRÇIL:Kırlaşmaya başlamış.

YAYVAN:Eni fazla, derinliği az olan.

PERÇEM:Eskiden saçlarını tıraş edenlerin tepelerinde bıraktıkları saç tutamı.

MERKUP:Meşinden bir tür ayakkabı.

KAMPANA:Çan

PÖSTEKİ:Kılları yolunmamış koyun veya keçi derisi.

SİLEP:Yük gemisi.

İĞRETİ:yerine yerleşmemiş, takma.

KÜRSS’İ TEMAŞA:Gözlem yeri

HAYME:Çadır.

CİBİNLİK:Sineklerden korunmak için yatağın üzerine serilen tül

HABİS:Çok kötü.

TİRE:Pamuk ipliği.

İRADE:Padişah buyruğu

TEŞEMMÜS:Süslü oturma odası.

 

KELİMELERİN KAYNAKÇASI

ADI:Altın Sözlük

YAYINEVİ:Altın Kitaplar Yayınevi

YAZAN:Hüseyin KUŞÇU

2)Kitapta en çok beğendiğim hikayeler: Yara, Eskici, Akrep ve kaçak’tır.

3)Kitapta beğenmediğim hikayeler: Antikacı, Hülle, Gözyaşı ve Güneş’tir.

4)Ben olsaydım kitaba “Gurbette Yaşam” adını verirdim. Çünkü hikayeler gurbetteki hayatlardan bahsediyor.

5)Kitapta en çok Hasan, Ebu Akrep ve eskici ve Ebu Ali karakterlerini beğendim.

6)İnsanlar vatanlarından uzak kalınca çok zor durumda kalabiliyorlar. Biz bu durumu göz önünde bulundurarak vatanımızda geçirdiğimiz her saniyenin bile kıymetini bilmeliyiz.

7)İnceleme bölümünün yedinci maddesindeki sevdiğim hikayeden çıkardığım sonuç: insanların gurbette kendi dilinden bir insanı bile çok aradıkladır. Biz  bunu bilerek kendi milletimizdeki insanları daha çok sevip, saymalıyız

 

 

GURBET HİKAYELERİ-REFİK HALİD KARAY

 

      KİTABIN ADI:  GURBET HİKAYELERİ

      KİTABIN YAZARI REFİK HALİD KARAY

      BASIM YILI 1980

      BASIM YERİ İNKILAP VE AKA KİTAPEVLERİ

 

      

 

      1.KİTABIN KONUSU :

 

      Kitabın konusunu bir veya birden fazla kişinin başından geçmiş, yaşanmış olaylar oluşturmaktadır. Memleket özlemi kitapta çok olarak işlenmiş konular arasındadır.

5664
0
0
Yorum Yaz