728x90 Reklam Alanı

Bookmark Post in Technorati Bookmark Post in Technorati

Hiroşimalar Olmasın | Oktay Akbal


http://www.batguano.com/nuclear/42.jpg

Hiroşimalar Olmasın

 

 

"Kırk beş saniyede oldu her şey

8.15'te Hiroşima vardı

Hiroşima yaşıyordu,

Saniyelerin çiçek soluğunda

Saat 8.16 olduğunda

Yoktu Hiroşima."

Ceyhun Atuf Kansu




Tam elli yıl önceydi. 1945 yılının 6 Ağustos günü. Sabahın sekiz on beşinde Hiroşima göklerinde bir dev uçak belirdi. Adı Küçük Oğlan' dı. Bir adam bankanın önünde durup göklere baktı. Bir an. Kırk beş saniyelik bir zaman parçası Birden yok oldu. Gövdesi eridi. Gölgesi vurdu bankanın kaldırımına. Biri de geldi çekti resmini. Adam yoktu, ama gölgesi çıkmıştı kaldırıma...

Bir anda yüz bin insan öldü. Yüz bin de yaralı. Kuşaklar boyu sürüp gitti hastalıklar. O gün doğmamış çocuklar bile kurtaramadı kendini bu hastalıktan. Kollarda, bacaklarda, yanaklarda derin izler kaldı atom yanıklarının... Kansu' nun şiirinde dediği gibi: "Yangından öte bir şey - Bir milyon santigrat ısı - Ve atom bombası - Bir dev mantardı ölüm ormanı üzerinde - Alıp götürmüştü yüzyılların getirdiği bir günü."

Aradan tam elli yıl geçti. Evet, yeryüzünün herhangi bir kentine bir daha atom bombası atılmadı. Önce Hiroşima, sonra Nagazaki, hepsi bu. Yıllar yılı Demokles' in kılıcı gibi sallandı atom, hidrojen, kobalt bombaları insanlığın tepesinde. Soğuk savaş bir türlü sıcak savaş olmadı. Ama yeryüzünün dört bir köşesinde sonu gelmeyen acılar, kanlı olaylar, savaşlar sürdü, sürüyor da... Sanıldı ki, insanlık bir ders alacak Hiroşima' dan, savaştan... Olmasın dendi, Hiroşimalar Olmasın. Ama şimdilerde nice savaşlar, kıyımlar yaşanıyor yine de.

Ben Hiroşima’ ya 1970 yılında gitmiştim. Şimdi bir kez daha, Hiroşima’ dan yarım yüzyıl sonra dünyanın içine düşürüldüğü kanlı çıkmazlar, insanoğlunun acılardan, kanlı çarpışmalardan hiçbir ders almadığını göstermiyor mu? Boşuna mı bunca çaba, bunca kitap, bunca barış çığlığı?

Oktay AKBAL

 

 

http://img222.imageshack.us/img222/4848/im1275bw8.jpg

 

 

http://img397.imageshack.us/img397/5306/042233yt.jpg


http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/AE/atomikkiyamet.jpg


Münazara


Münazara

 

Herhangi bir konu üzerinde zıt düşüncelerin karşılıklı olarak savunul-masına Münazara denir. Münazarada önemli olan "savunma" dır. Taraftarı az olan bir düşünce, iyi savunulduğu zaman çok kişi tarafından takdir edilebilir.

 

Münazara için genellikle üçer ya da dörder kişilik iki grup kurulmalı-dır. Gruplardan birisi işlenecek konuya olumlu, diğeri ise olumsuz yönden savunmalıdır. Yani, bir grup "tez", diğer grup ise "antitez" i almalıdır. Ayrıca, münazara yapacak kişileri değerlendirecek bir "jüri" seçilmelidir. Jüri, ya başlangıçta ya da münazara yapılacağı gün seçilebilir.

 

Olumlu tezin savunulması, olumsuzdan daha kolay olduğu için, konuşmaya, olumlu tezi savunan gruptan biri başlamalıdır. Konuşmacıların savunmalarının gücü kadar, taraflı ve tarafsız dinleyicilerin gösterilerinin de jüri üzerinde etkisi bulunur. Ancak, taraf tutan dinleyicilerin, karşı taraf konuşmacılarının moralini bozacak nitelikte gösteride bulunmaları doğru değildir. (K. GARİPOĞLU, Kompozisyon Bilgileri, s. 31)

 

Münazaraya katılacak kişilerle, jüri üyeleri münazara tekniği konusunda bilgilendirilmelidir. İki grup da kendi aralarında iş ve konu bölümü yapıp münazara gününe kadar hazırlıklarını tamamlamalıdır. Konuşmacılara, araştırma için en az 2-3 hafta süre verilmelidir.

 

Gruptaki her kişi savundukları konunun değişik alt konuları hakkında konuşmak zorundadır. Birden fazla kişi, aynı alt konuyu savunamaz. Münazarada yazılı metne bakarak okuma olmaz. Savunulan konu; sözlü ele alınmalıdır. Konuşmacıların, konularını bir kâğıda yazıp okumaları çok yanlıştır.

Münazarada etkili savunmanın önemli olması gibi, belli zaman içinde konuşmak da önemlidir. Bu nedenle konuşmacılara eşit zaman dilimleri verilmelidir. Bu zaman, genellikle 5-15 dakikadır.Ayrıca, münazarayı izleyen grup da çok önemlidir. Konuşmacılar; konularını savunurken izleyicilerin büyük bir sessizlikle konuları dinlemesi gerekmektedir. Konuşmacıların tutarsız bir düşüncesi, yanlış yerde yapılmış bir mimik hareketi izleyicilerde tepkiye neden olmamalıdır. İzleyiciler savunulan düşüncenin doğruluğunu ya da yanlışlığını onaylayacak davranışlardan uzak durmalıdır. Ancak, böylece jürinin doğru ve tarafsız değerlendirmesi mümkün olur.

 

Jürinin, değerlendirmede dikkat edeceği özellikler:

a)Türkçeyi kullanma gücü. (Diksiyon, vurgu, tonlama, kelime hazinesi, cümle kurma vb.)

b) El, kol ve yüz hareketlerini yerinde kullanma.

c) Savunmada inandırıcı olma. (Belgeler, istatistikî bilgiler, resimler, gazete ve dergi haberleri, güncel olaylarla örnekleme vb.)

ç) Konuşmacıların fizikî özellikleri. (Temiz ve düzenli kıyafet, saç, sakal tıraşı vb.)

 

 

 

Örnek Münazara Konuları

 

Çok gezen mi çok bilir, çok okuyan mı?

İlk insanlar mı daha mutludur, günümüz insanı mı?

Savaşta bilgi mi üstündür, kılıç mı ?

Toplumun ilerlemesinde kadın mı, erkek mi daha önemlidir?

Başarıda çalışmak mı, şans mı önemlidir?

Kalkınmada köyden mi, kentten mi başlamalı?

İklim; insanın kişiliğini değiştirir mi, değiştirmez mi?

Turizmin gelişmesinde para mı önemli, eğitim mi?

Uygarlığın gelişmesinde sanat mı, bilim mi önemlidir?

Ormanların korunmasında yasalar mı, çevre bilinci mi etkili olur?

Çocuk eğitiminde aile mi, okul mu etkilidir?

Başarıya ulaşmak için zekâ mı, çalışmak mı önemlidir?

Para; her kapıyı açar mı, açmaz mı?

Çocuk eğitiminde anne mi, baba mı daha önemlidir?

Ülkenin kalkınmasında tarım mı, sanayi mi önde tutulmalıdır?

Ailede kadın çalışmalı mı, çalışmamalı mı?

İnsan mı doğaya, doğa mı insana hâkimdir?

İnsana suç işleten kendisi midir, toplum mu?

Ülkeyi kalkındıracak olan para mıdır, eğitim midir?

Ülkenin hızlı kalkınmasını sağlayan kamu sektörü müdür, özel sektör mü?

Çocuk eğitiminde çevre mi, aile mi etkilidir?

Atomun bulunması insanlık için yararlı mı, zararlı mı olmuştur?

Bir toplumun gelişmesinde sinema mı, tiyatro mu etkilidir?

Savaşlar yapıcı mıdır, yıkıcı mıdır?

(S. SARICA - M. GÜNDÜZ, Güzel Konuşma Yazma, s. 271)

Münazara Konuları



Münazara Konuları

 

 

        Televizyon arkadaş ve aileler arasındaki ilişkiyi bozmuştur. Buna katılıyor musunuz?

 

        Nerede yaşamayı tercih ederdiniz? Şehirde mi yoksa, köyde mi?

 

        Eğitim kurumlarının eğitime aktardıkları para kadar öğrencilerin spor aktivitelerine de aktarmaları gerekir. Fikrine kalıyor musunuz?

    

        Öğrenciler okurken çalışmalı mı? Buna katılıyor musunuz?

 

        İnsanlar bazen sevmedikleri şeyleri de yapmalılar. Buna katılıyor musunuz?

 

        Televizyon, gazeteler ve dergiler meşhurların özel hayatlarına çok fazla yer veriyorlar. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

 

        Bazıları dünyaya insanlar tarafından zarar verildiğini düşünüyorlar. Buna katılıyor musunuz?

 

        Bazı insanlar hayatlarını hep aynı yerde geçirirler bazıları da daha iyi iş için, ortam için, ev için hatta hava için değişiklerde yaşarlar. Siz hangisini tercih edersiniz?

  

        Teknoloji sayesinde öğrenciler daha iyi ve daha hızlı öğreniyorlar konusuna katılıyor musunuz?

 

        Asla vazgeçme! Bu neyin ifadesi: Hiçbir zaman hedeflerine ulaşmak için durma daha da çok çalış demektir. Fikrine katılıyor musunuz?

   

        Yüz yüze diyalog diğer iletişim (mektup, telefon vs) lerden daha iyidir. Buna katılıyor musunuz?

 

        Bazıları bir işi bildiği en iyi metotla yapmayı, bazıları da yeni metotlar veya riskler almayı severler. Siz neyi tercih ederdiniz?

 

        Başarı nasıl elde edilir? Planlı çalışarak mı yoksa bazı riskler alıp hayattaki şansları değerlendirerek mi?

 

        İnsan önemli bir kararı kendi başına vermemelidir. Buna katılıyor musunuz?

 

        Bazıları bir işi yaparken veya yaptırırken acele eder bazıları da işi ağırdan alır. Siz hangisine katılıyorsunuz?

 

        Oyunlar çocuklar kadar önemli olduğu kadar büyükler için de önemlidir. Buna katılıyor musunuz?

 

        Hayatta yaşadığımız bazı tecrübeler önce bize zor gibi görünse de gelecek için önemli birer ders olmuştur. Buna katılıyor musunuz?

 

 

        Şehirler eski tarihi binalarını korumalı mı yoksa, onları yıkıp yerlerine daha modern binalar mı inşa etmeli?

 

        Çocuğun başarısında sınıftaki arkadaşlarının etkisi anne babasından daha çoktur? Buna katılıyor musunuz?

 

 

        Bilgisayar hayatı kolaylaştırıp daha elverişli hale mi getirmiştir yoksa zorlaştırıp kompleksleştirmiş midir?

 

        Gruplar halinde çalışmak mı, ferdi çalışmak mı daha iyidir?

 

        Teknoloji dünyaya faydalı mıdır, zararlı mıdır?

 

        Reklam bir ülke hakkında bir çok fikir veya bilgi verebilir. Buna katılıyor musunuz?

 

        Modern teknoloji dünyayı tek kültür haline getirmiştir. Buna katılıyor musunuz?

 

        İnternet insanlara çok ve değerli bilgiler sağlar bazıları da çok fazla bilginin problem çıkartacağını söyler. Buna katılıyor musunuz?

 

        Bazı insanlar Hükümetlerin uzay araştırmalarına daha çok para harcaması gerektiğini bazıları da yer yüzündeki temel ihtiyaçlara para harcanması gerektiğini söylerler.

 

 

        Hayatı öğrenmenin en iyi yolu arkadaş ve ailenin tavsiyelerini dinlemek mi; yoksa kendi tecrübelerine göre hareket etmek mi?

 

        Yabancı ülkeye göç eden birisi kendi adetlerini mi yaşamalı; yoksa göç ettiği ülkenin adetlerini mi yaşamalı?

 

        Genç yetişkinlerde, ailenin mi yoksa arkadaşların mı etkisi daha çoktur?

 

        Sizce en iyi öğrenme metodu hangisidir: Yaparak yaşayarak öğrenme mi, okuyarak mı, ya da başkalarını dinleyerek mi?

 

  

        Bütün öğrenciler ortaokulda sanat ve müzik dersleri almalıdır. Buna katılıyor musunuz?

 

        Gençler yaşlılara bir şeyler öğretebilir mi?

 

İnsanın çocukluk yılları hayatını en önemli yıllarıdır. Buna katılıyor musunuz?

 

        Çocuklar yapabilmeye başladıkları andan itibaren ev işlerinde yardımcı olamaya başlamalıdırlar? Buna katılıyor musunuz?

 

 

 

        Bir insanın uzun yaşaması mı, ömrünü değerlendirerek yaşaması mı daha önemlidir?

  

        Tabiatta mükemmel bir düzenin olduğunu söyleyebilir miyiz?

 

        Bir toplumun gelişmesinde ihtiyarların mı, yoksa gençlerin mi katkısı daha büyüktür?

  

        “Kainattaki her şey İnsanın emrİne verİlmİştİr.” Sözü doğru mudur?

 

        Bir millet, başka bir milletin kültürünü çok kısa bir zamanda benimseyebilir mi?

 

        “Siz mi zamanı yönetiyorsunuz, yoksa zaman mı sizi  yönetiyor?” Tartışınız.

 

        Öğrencilere okuma kitaplarının seçiminde müdahale edilmeli midir, edilmemeli midir?

 

        Çok gezen mi, çok okuyan mı daha çok bilir?

 

        Yabancı firmaların veya yatırımcıların ülkenizde çalışmasını destekliyor musunuz destelemiyor musunuz?

 

        Teknolojinin çok hızlı bir şekilde gelişiyor olması günümüz insanını mutlu etmeye yetiyor mu?

 

        Bilgisayar, öğretmenin yerini alabilir mi?

 

        Zengin olmak, mutlu olmak için yeterli midir?

 

Soru İşareti | Noktalama İşaretleri



Soru İşareti ( ? )

 

1. Soru bildiren cümle veya sözlerin sonuna konur.

Örnek: Ne zaman tükenecek bu yollar, arabacı?

Örnek:  Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?

Örnek: Atatürk bana sordu:

— Yeni yazıyı tatbik etmek için ne düşündünüz?

UYARI: Soru, vurguyla belirtildiği zaman da soru işareti kullanılır:

Örnek: Gümrükteki memur başını kaldırdı:

—       Adınız?

—       Doğum yeriniz?

Soru bildiren cümle veya sözlerde bazen cevabın ne olacağı sözün gelişinden belli olur. Bu tür cümle ve sözlerin sonunda da soru işareti kullanılır.

Örnek:  Haksız mıyım? Liderler içinde Atatürk gibisi var mı?

             Yoksa bu sözümde yalan var mı?

2. Bilinmeyen yer, tarih vb. durumlar için kullanılır.

21/3/2009, Kategori: Turk_e : Yorum (0) : Yorum yaz!

Üç Nokta | Noktalama İşaretleri



Üç Nokta ( ... )

 

1. Tamamlanmamış cümlelerin sonuna konur.

Örnek: Ne çare ki, çirkinliği hemencecik ve herkes tarafından görülüveriyordu da, bu yanı...

Örnek: Karşımızda masmavi bir deniz…

Örnek: Şu sınavları bir kazansam…

2. Kaba sayıldığı için veya bir başka sebepten ötürü açıklanmak istenmeyen kelime ve bölümlerin yerine konur.

Örnek:  Kılavuzu karga olanın burnu b...tan çıkmaz.

Örnek: B..., 7 Nisan (Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu)

Örnek: Arabacı B...'a yaklaştığını söylüyor, ikide bir fırsat bularak arabanın içine doğru başını çeviriyordu.

3. Alıntılarda; başta, ortada ve sonda alınmayan kelime ve bölümlerin yerine konur.

Örnek: Mümtaz, bu dükkâna bakarken hiç farkında olmadan Mallarmé'nin mısraını hatırladı: "Meçhul bir felâketten buraya düşmüş..."

Alınmayan kelime ve bölümlerin yerine yay ayraç içinde üç nokta konması da mümkündür.

4. Sözün bir yerde kesilerek geri kalan bölümün okuyucunun muhayyilesine bırakıldığını göstermek veya ifadeye güç katmak için konur.

21/3/2009, Kategori: Turk_e : Yorum (yok) : Yorum yaz!

<- : ANASAYFA : Sonraki Sayfa ->