728x90 Reklam Alanı

Bookmark Post in Technorati Bookmark Post in Technorati

Eleştiri Şiirleri (Hiciv) | Komşunun Tavuğu Kaz Görünür



http://www.kaliteliresimler.com/data/media/124/tavuk.jpg



Eleştiri Şiirleri (Hiciv) |  Komşunun Tavuğu Kaz Görünür

 

Bir başa devlet tacı konsa, her şey fetholur,

Kımıldansa bir zafer,öksürse hikmet olur,

Karşısında insanlar hemen iki kat olur,

Parmağını oynatsa, o bir işaret olur,

 

Apar tapar yürüse herkese kız görünür,

Komşunun tavuğu kaz, karısı kız görünür.

 

İnsanların gözüne hakikat zor görünür,

Al pembeyi gösterin, onlara mor görünür,

Bazan kara bir marsık kıpkızıl kor görünür,

Ele geçen saadet nolursa hor görünür,

 

Ağızdaki bir nimet çürük sakız görünür,

Komşunun tavuğu kaz, karısı kız görünür.

 

İnsanoğlu nedense doymak bilmez bir açtır,

Elin tarlası bitek, kendininki kıraçtır,

Elin keçe külahı kendi gözünde taçtır,

Nasıl bağrı yanıktır, hele bir ağız açtır,

 

Kendi karısı kuru, kızı cılız görünür,

Komşunun tavuğu kaz, karısı kız görünür.

 

Yeni yeni adamlar çıkar, haberimiz yok,

Onların arasında bizim hiç yerimiz yok,

Amcamız, dayımız yok, demek değerimiz yok,

Fakat bundan ötürü asla kederimiz yok,

 

Onların hünerleri bize yavuz görünür,

Komşunun tavuğu kaz, karısı kız görünür.

 

Devletin sofrasına çökmüşler devlet gibi,

Kapışırlar babadan kalma bir servet gibi,

Bütün hısım akraba aramızda set gibi,

Karşıdan bakıyoruz biz üvey evlat gibi,

 

Başlarında kel olsa bize yaldız görünür,

Komşunun tavuğu kaz, karısı kız görünür.

 

Hamdolsun esir değil, vatandaşız bizler de,

Bol bol nefes alırız hürriyetle her yerde,

Kimseye sır vermeyiz, derdimizi gizler de,

Fakat bizim lokmamız büyür o aç gözlerde,

 

Şerbet içsek şampanya, ayran kımız görünür,

Komşunun tavuğu kaz, karısı kız görünür.

 

Namdar Rahmi Karatay

 

 http://dijimecmua.com/dergiler/gm-dergi/s24/m/52.jpg

 



Eleştiri Şiirleri (Hiciv) | Karaman'ın Koyunu



2008 Yılına İmza Atan AA Fotoğrafları - Karaman'ın Çukurbağ köyü,yemyeşil doğası ve doğallığı ile yeni doğmuş oğlakların oyun alanı olmuştu. Uçsuz bucaksız kırda şahlanan bir keçi yavrusu bu duruşu...



Eleştiri Şiirleri (Hiciv) |     Karaman'ın Koyunu

 

Oğul sana bir öğüt vereyim, dinle beni,

Ağzını açma sakın açarsan aç keseni,

En candan bildiklerin tefe koyarlar seni,

Birer birer denedik olgununu toyunu,

Karaman'ın koyunu sonra çıkar oyunu.

 

El oğlunu bilmezsin, o ne hin oğlu hindir,

Pamuk gibi görünür, granitten çetindir,

Arkandan kuyu kazar, dibi yoktur, derindir,

Açılma el oğluna anlamadan soyunu,

Karaman'ın koyunu sonra çıkar oyunu

 

Senin ayıbını arar el oğlu bir iş gibi,

Arkanda dolaşırlar sanki müfettiş gibi,

Bırakırlar ortada seni bir ibiş gibi,

Öğretirler dünyanın körfezini koyunu,

Karaman'ın koyunu sonra çıkar oyunu.

 

Doğruyu görürsen de ulu orta anlatma,

Bağır, çağır, nara at, fakat sakın taş atma,

Elini uzat amma, boynunu hiç uzatma,

Sana ölçü verirler, uzatırsan boynunu,

Karaman'ın koyunu sonra çıkar oyunu.

 

Ne tilkiye eğri bak, ne de kurtlarla yarış,

Ne etlisinden bahset, ne sütlüsüne karış,

Ağzını açık korlar sonra senin bir karış,

Nene gerek elin üç keçi, beş koyunu,

Karaman'ın koyunu sonra çıkar oyunu.

 

Ne erkeğine kan, ne dişisine inan,

Dişisi erkeğinden olur bir kat afacan,

Sonra gösterir sana gülünü şebboyunu

Karaman'ın koyunu sonra çıkar oyunu.

 

 Namdar Rahmi Karatay

 




http://www.larende.com/yeni2/images/karaman/Kultur/karamanin-koyunu.jpg







Eleştiri Şiirleri (Hiciv) | İşte Geldik Gidiyoruz




http://ak.static.dailymotion.com/dyn/preview/320x240/8673226.jpg



Eleştiri Şiirleri (Hiciv) | İşte Geldik Gidiyoruz


Playing on a SUN day and RAIN day..... by Truus.

 

Ne beklerdin, ne buldun sen yeryüzünde hey serseri?

Bilinir mi böyle yerde bir kimsenin öz değeri?

Unut arık bunca yıldır tükettiğin emekleri,

 

Devlet kuşu konsa bile istemem ben bundan geri,

İşte geldik gidiyoruz, şen olasın Halep şehri.

 

Sen pişirdin, sen yuğurdun, elin hamur karnın açtır,

Kursağına düşen en son tuzsuz, yağsız bulamaçtır,

Kimse bilmez kim kazanır bu oyunda, bu bir maçtır,

 

Yediğimiz emek aşı, içtiğimiz alın teri,

İşte geldik gidiyoruz, şen olasın Halep şehri.

 

Uğraşırsın, çabalarsın, parasını eller alır,

Bir gölgeye benzer umut, bir uzanır bir kısalır,

Çok umuda düşen kişi karanlıkta yaya kalır,

 

Bir oyuncak sanmış idik bir zamanlar koca dehri,

İşte geldik gidiyoruz, şen olasın Halep şehri.

 

Yüze geldi düne kadar köşesinde keyf çatanlar,

Vatansever oldu çıktı başımıza kaltabanlar,

Bizler bugün buyruk kulu, onlar ise kahramanlar,

 

Biz batakta köprü olduk, başkaları geçti nehri,

İşte geldik gidiyoruz, şen olasın Halep şehri.

 

Bir kılkuyruk gelir sana çalım satar, kafa tutar.

Birer birer toplarsın sen, o binleri birden yutar,

Binbir çeşit ezgi hergün aşımıza ağı katar,

 

Bir boğazı tokluğuna çekiyorsun bunca kahrı,

İşte geldik gidiyoruz, şen olasın Halep şehri.

 

Dinlenmeden bir gün başım gençlik böyle geldi geçti,

Olan işler yüreğimde birer birer yara açtı,

Neden sonra alık gönül karanlıkta akı seçti,

 

Kutlu olsun gelenlere bu uğursuz konuk yeri

İşte geldik gidiyoruz, şen olasın Halep şehri

 

Namdar Rahmi Karatay

Eleştiri Şiirleri (Hiciv) | Sizinki Tatlı Can Da



http://img.blogcu.com/uploads/hayattasarimi_mannzara0lg7ng1fl13um.gif



Eleştiri Şiirleri (Hiciv) | Sizinki Tatlı Can Da

 

http://www.guzelresimler.net/data/media/7/Fakir%20ve%20Zengin%20Bebek.jpg


Görmüyoruz sanmayın iç yüzünü işlerin,

O doğru duruşların, o eğri gidişlerin,

Neler çiğnediğini hiç durmadan dişlerin,

Ne yolda olduğunu o yaldızlı fişlerin,

Biliriz yenileni kuzu mudur, tavşan mı?

Sizinki tatlı can da bizimki patlıcan mı?

 

Maroken koltukların çıkardınız tadını,

Yokladınız güzelin elcilini, yadını,

Şu ince belli kızı, şu fıkırdak kadını,

Ne dediniz olmadı, bir yosma mı, civan mı?

Sizinki tatlı can da bizimki patlıcan mı?

 

Sizler de bizdendiniz, ne çabuk ayrıldınız?

Her biriniz en yüce yerlere kayrıldınız,

Kiminiz doğruldunuz, kiminiz eğrildiniz,

Böylece zevk içinde yaşarsınız, yalan mı?

Sizinki tatlı can da bizimki patlıcan mı?

 

Yok mu ata malından azıcık pay bize de?

Adımız hiç görülmez pasaportta, vizede,

Biz de gezmek isteriz Londra'da, Gize'de,

İsterseniz gideriz hatta Portekiz'e de.

Bizim yerimiz sade Sivas, Erzurum, Van mı?

Sizinki tatlı can da bizim ki patlıcan mı?

 

Ne sorulur bilseydik, amcamız, dayımız mı?

Değilse nemiz eksik aklımız, boyumuz mu?

Yoksa beğenilmeyen bir kötü huyumuz mu?

İnanımız mı bozuk, kanımız, soyumuz mu?

Bizim kanımız başka, sizinki başka kan mı?

Sizinki tatlı can da bizimki patlıcan mı?

 

Bizler de sizin gibi yorulmak istiyoruz,

Divanda, encümende kurulmak istiyoruz,

İnsanlar sırasında görülmek istiyoruz,

Kırk yıl posteki gibi sürünen de insan mı?

Sizinki tatlı can da bizim ki patlıcan mı?

 

Süründük bu kadar yıl Aydın'da, Muş'da, Van'da,

Kahve gibi kavrulduk, dövüldük bu havanda,

Şöyle bir yaşamadık Karlisbat'da, Lozan'da,

Fakat arılar gibi çalıştık bu kovanda,

Balı, kaymağı sizin, bize acı soğan mı?

Sizinki tatlı can da, bizimki patlıcan mı?

 

Namdar Rahmi Karatay

 

http://www.bildirgec.org/imaj/dogukansavas/mutluazinlik.JPG








Eleştiri Şiirleri (Hiciv) | Salla Başını Al Maaşını



http://i135.photobucket.com/albums/q156/foraa/r_054.jpg

Eleştiri Şiirleri (Hiciv) | Salla Başını Al Maaşını

 

Ey inleyen zavallı; bulmuşsun kırk yaşını,

Kazanmak istiyorsan bu hayat savaşını,

Yemelisin hakikat denen zehir taşını!

 

Ne derlerse hıı deyip hemen salla başını,

Gerdan kır belini bük, her ay al maaşını.

 

Tatar ağası gibi öyle dolaşma yaya

El oğluna baksana, ne ar kalmış ne haya!

Sen de bulup bir dayı hemen arkanı daya!

 

O ne derse hıı deyip hemen salla başını

Gerdan kır belini bük, her ay al maaşını

 

Kör kadıya şehla de, incitme düztabanı

Düşküne ver nasihat, kodamana arkanı!

Zengin ol sen de aşır her dağdan arabanı,

 

Tekerine taş korlar sallamazsan başını,

Dilini tut uslu dur, her ay al maaşını

 

Bir kalantor görünce yerlere kadar eğil

El pençe ol, divan dur, bu şerefsizlik değil!

Uşaklığı meziyet, riyayı fazilet bil

 

Kim ne derse hıı deyip hemen salla başını,

Gerdan kır belini bük, her ay al maaşını

 

Şeflerle iyi geçin, amirle bul arayı

Azıcık sen de öğren dalgayı dubarayı

Bırakıver kanasın vicdan denen yarayı!

 

Ne derlerse hıı deyip hemen salla başını,

Gerdan kır belini bük, her ay al maaşını!

 

Köpeklerle boğuşma, tepişme hiç katırla

Hamamda kavga olmaz sütü bozuk natırla

Kulağına küpe yap, bu sözümü hatırla:

 

Kim ne derse hıı deyip hemen salla başını

Gerdan kır belini bük, her ay al maaşını.

 

Diyorlar ki taç bile baş eğilmezse konmaz,

Önünde eğilirsen kılıç bile dokunmaz.

Dik durdukça bir başa devlet kuşu da konmaz,

 

Bu dünyada kaide sallamaktır başını

Eğil bükül gerdan kır, her ay al maaşını.

 

Bir güvercin eder mi atmacalarla yarış?

Öğrenmedin dünyayı gezdin de karış karış

Gel vazgeç bu sevdadan, haydi kervana karış

 

Ne derlerse hıı deyip hemen salla başını

Sürüden ayrılma ki versinler maaşını.

 

Artırmaya konmuştur terfiler maliyede,

Bu usulle yapılır nakiller saniyede

Söylesen de faydasız Vali-yi Aliye de

 

En iyisi hıı deyip hemen salla başını

Uslu dur dilini tut, her ay al maaşını

 

İrtikapla irtişa sanma ki güç bir iştir,

İlmini bilen için ismi alış veriştir

Usulünü öğren de bu nimetten veriştir!

 

Her lokmada hıı deyip hemen salla başını

Uslu dur dilini tut, her ay al maaşını

 

Bir soğan soyulurken yaşarıyor da gözler,

Vatandaş soyulurken aldırmıyor öküzler!

Hayadan eser yoktur nafile bütün sözler,

 

Beyhude inat etme hemen salla başını,

Dilini tut, uslu dur, zıkkımlan maaşını.

 

 

Namdar Rahmi Karatay


<- : ANASAYFA : Sonraki Sayfa ->