728x90 Reklam Alanı

Bookmark Post in Technorati Bookmark Post in Technorati

Amerika’nın Hiroşima Cehennemi


 

 

Amerika’nın Hiroşima Cehennemi

 

 

Atom bombasının Hiroşima ve Nagasaki’de yarattığı yıkımı belgeleyen bir çok fotoğraf olsa da, şimdiye dek bombanın insanlar üzerindeki etkilerini, o şehirlerdeki insanların ne durumda olduğunu gösteren çok fazla fotoğraf ortaya çıkmamıştı…
 

 

Patlamadan kısa bir süre sonra Hiroşima’daki insanlar.
 
Atom bombası sebebiyle ölen insan sayısı 250.000 olarak tahmin ediliyor.
Hiroşima’ya atılan bomba: ‘Küçük Çocuk’
 
Atom bombası patladıktan 30 saniye sonra bombayı bırakan uçak olan ‘Enola Gay’den çekilen fotoğraf.
 
Patlama sonrası Hiroşima kenti.
 
Patlamanın yarattığı aşırı sıcaklık karşısına çıkan herşeyi yakarak yoluna devam ederken, Hiroşima’da bankanın önündeki merdivenlerde oturan bir kadının vücudundan geriye bu ‘gölge’ kalmıştı.
 
Aynı merdivenler ve ‘gölge’nin patlamadan hemen sonra çekilmiş fotoğrafı.
 
Patlamanın yakıcı sıcağı korkuluklar tarafından engellenince köprünün üzerinde sıcaklıktan etkilenmeyen bölgeler açık renkte kaldı.
 
Yakıcı sıcakta kavrulan bir insan ve merdivenin ‘gölgesi’ duvarda böyle kaldı.
 
Bölgedeki saatlerin hemen hepsi patlama anı olan 08:15′te durmuştu.
 
Bu kızın sırtına çapraz astığı çantasının kayışı, sırtından geçtiği bölgeyi alev topundan korumuş.
 
Patlama merkezinden 1500 metre uzakta bulunan, 4 yaşındaki Shinichi Tetsutani’nin üzerinde olduğu bisiklet.
 
Patlama merkezinden 900 metre uzakta bulunan bir öğrencinin üniforması.
 
Atom bombası kurbanlarının bir çoğunda “atom bombası kataraktı” diye adlandırılan bir rahatsızlık da oluştu. Fotoğraftaki gözbebeğinin merkeze doğru saydamlaşması bu rahatsızlığın sonucu.
 
Patlama merkezinden 800 metre uzakta bulunan 13 yaşındaki Nobuko Ohshita adlı kız çocuğunun üzerinde olan okul üniforması patlamadan böyle zarar görmüştü.

Kendimi Değiştirseydim, Dünyayı Bile Değiştirebilirdim



http://img.blogcu.com/uploads/birmelekdile_2.jpg


Kendimi Değiştirseydim, Dünyayı Bile Değiştirebilirdim

 

Westminster Abby’de bir Anglikan kilisesi piskoposunun (MS 1100) mezar taşında şunlar yazılıdır:

 

“Genç ve serbest iken ve hayal gücüm sınır tanımazken, dünyayı değiştirmeyi düşlerdim. Yaşlandıkça ve akıllandıkça, dünyanın değişmeyeceğini anladım. Bu yüzden, bakış açımı biraz daraltarak yalnızca ülkemi değiştirmeye karar verdim. Ama, bu da değişmez göründü.
Alacakaranlık yıllarıma yaklaştığımda, son bir umutsuz girişimle, yalnızca ailemi, yani bana en yakın olan insanları değiştirmeye razı oldum; ama ne yazık ki hiçbiri değişmedi.


Ve şimdi, ölüm döşeğimde yatarken, birden şunu fark ettim: En başında yalnızca kendimi değiştirseydim, o zaman, mesela ailemi değiştirirdim. Onlardan aldığım ilham ve cesaret ile, ülkemi daha iyi bir hale getirebilirdim. Ve kim bilir, dünyayı bile değiştirebilirdim.”

 

http://www.hayvanlaralemi.net/yazilar/image_kisa/085_guvercin.jpg



Dünyayı Düzeltmek İçin

http://img.blogcu.com/uploads/mutluhayat_world_puzzle.jpg

Dünyayı Düzeltmek İçin 


Adam, bir haftanın yorgunluğundan sonra, pazar sabahı kalktığında keyifle eline gazetesini aldı ve bütün gün miskinlik yapıp evde oturacağını hayal ediyordu.

Tam bunları düşünürken oğlu koşarak geldi ve parka ne zaman gideceklerini sordu.

Baba, oğluna söz vermişti; bu hafta sonu parka götürecekti onu ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu.

Sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti.

Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve oğluna uzattı:

- Eğer bu haritayı düzeltebilirsen seni parka götüreceğim! dedi.

Sonra düşündü:

- Oh be, kurtuldum! En iyi coğrafya profesörünü bile getirsen bu haritayı aksama kadar düzeltemez!

Aradan on dakika geçtikten sonra oğlu babasının yanına koşarak geldi:

- Babacığım, haritayı düzelttim. Artik parka gidebiliriz! dedi.

Adam önce inanamadı ve görmek istedi. Gördüğünde de hayretler içindeydi ve oğluna bunu nasıl yaptığını sordu.

Çocuk su ibretlik açıklamayı yaptı:

-Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan resmi vardı. İnsanı düzelttiğim zaman dünya kendiliğinden düzelmişti!


http://img.blogcu.com/uploads/cerencemre_dunya.jpg

Banu Avar, " Sınırlar Arasında" programında yakın tarihimizi an


Banu Avar,  " Sınırlar Arasında" programında yakın tarihimizi anlatmış


Şeyh Edebali'nin Osman Bey'e Öğütleri



Şeyh Edebali'nin Osman Bey'e Öğütleri

Şeyh Edebali’den Osman Gazi’ye Nasihat


Oğul;

İnsan vardır şafak vaktinde doğar, gün batarken ölür!
Unutma ki dünya sandığın kadar büyük değildir!
İki parlak güneşe aldanıp, sonra da karda, ayazdan kavrulup gitme!

Güçlüsün, akıllısın, söz sahibisin.
Ama, bunları nerede, nasıl kullanacağını bilemezsen, sabah rüzgarında savrulur gidersin!
Öfken ve benliğin bir olup aklını yener.

Daima sabırlı sebatlı ve iradene sahip olasın!
Azminden dönme!
Çıktığın yolu, taşıyacağın yükü iyi bil!
Her işin gereğini vaktinde yap!

Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma!
Gördüğünü söyleme, bildiğini bilme!
Sözünü unutma, sözü söz olsun diye söyleme!

Ananı atanı say! Bereket büyüklerle beraberdir.

Sevildiğin yere sık gidip gelme, muhabbetin kalkar itibarın kalmaz.

Üç kişiye acı; cahiller arasında alime, zenginlikten fakir düşene, hatırlı iken itibarını kaybedene.

Unutma ki, yüksekte yer tutanlar aşağıdakiler kadar emniyette değildir!

Ulularla, düşmanı hor görme!

Düşmanını çoğaltma, düşmanlığın başını da sonunu da sen belirle!

Haklı olduğunda kavgadan korkma!
Bilesin ki, atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler.

Ey oğul, artık Bey’sin!
Bundan sonra öfke bize, uysallık sana.
Güceniklik bize gönül almak sana.
Suçlamak bize, katlanmak sana.
Acizlik bize hoşgörmek sana,
Anlaşmazlıklar bize, adalet sana,
Haksızlık bize, bağışlamak sana.

Osman! Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın.
Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın…

Ey oğul, sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz.

Şunu da unutma ve insanı yaşat ki devlet yaşasın.

Ey oğul, işin ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı.

Allah yardımcın olsun.

<- : ANASAYFA : Sonraki Sayfa ->