728x90 Reklam Alanı

Bookmark Post in Technorati Bookmark Post in Technorati

Başarı Nedir ?


http://paradigmadanismanlik.com/admin/product_image/12075555571.jpg


Başarı Nedir ?

 

Başarı deyince aklımıza farklı şeyler gelir. Toplumun gözünde başarı; iyi bir maddi gelir getiren kariyer, büyük bir ev, lüks bir arabadır. Aslında bunlar başarılı olmanın tanımı olamaz. Ralph Waldo Emerson 'in başarıyı şöyle tanımlamıştır.

 

http://www.bahcesehir.edu.tr/images/haberler/basari.jpg

 

BAŞARI ;

Sık sık gülmek ve çok sevmektir

Akıllı insanların ve çocukların sevgisini kazanmaktır;

Dürüst eleştirmenlerin onayını almak;

Sahte dostların arkadan vurmalarına dayanmaktır.

Güzeli sevmektir;

 Herkesin en iyi yanlarını bulmaktır.

Karşılık beklemeyi hiç düşünmeden kendiliğinden vermektir.

Geride ister sağlıklı bir çocuk, ister kurtarılmış bir ruh, ister bir parça yeşil bahçe,

İster iyileştirilen bir sosyal durum bırakarak dünyanın iyileşmesine katkıda bulunmaktır.

Gönlünce eğlenmek ve gülmek,

Kendinden geçerek şarkı söylemektir.

Tek bir kişi bile olsa, birinin sizin varlığınızdan ötürü daha rahat nefes aldığını bilmektir.

İşte bu başarılı olmaktır.




http://i.milliyet.com.tr/GaleriHaber/2008/10/22/fft20_mf121526.Jpeg




Game Over -Gani MÜJDE


http://3.bp.blogspot.com/_YPp3I-oXXWk/SJCWioZi47I/AAAAAAAAARU/5QH4reNxrZE/s400/Game_Over.jpg

Game Over




Büyük bir bilgisayar firmasının genel müdürü, bilgisayar fuarında standının bir işiyle ugraşırken telaşlı bir baba sokulur yanına:

“Kardeş bakar mısınız?” der, tezgahtar sandığı genel müdüre "Çocuğuma bir bilgisayar almak istiyorum. Hangi modeli tavsiye edersiniz? Ram'i kaç olsun? Hafizası kaç gigabayt olursa iyidir? CD recordable olursa daha iyi olur mu? Ekran kartı kaç megabayt olursa iyi sonuç alırız? Bu modeli ileride update edebilir miyiz?”

Bilgisayar firmasının müdürü, nefes almadan konuşan ve isteklerini ardı ardına sıralayan baba sözünü bitirince araya girer...

“Çocuğunuz kaç yaşında?”

“Onbir”

"Siz ona en iyisi gidin bir bisiklet alın beyefendi.”

Ne zaman satanizmin pençesine düşüp intihar eden gençlerin haberini okusam gazetelerde, hep bu öykü gelir aklıma. Bilgi amacı ile kullanılmayan bilgisayarların insan üzerine tahribatından kuşkulanırım hep. Bu kez de öyle oldu zaten. Çocuklarını ortalıkta patırtı yapmasınlar diye dört – beş yaşlarında bilgisayarın önüne oturtan anne ve babalar, onlara artık bir bilgisayar oyunu kadar uzak kaldıklarını çok geç farkettiler bence.

Potansiyel katil yetistiren Doom oyunlarının, kötü ile iyiyi ayırmaktan yoksun taze beyinlere şeytan veya kurban olmayı öğütleyen fantastik interaktif safsataların; büyücüler, cadılar, efsunlu yüzüklerden ibaret saçma sapan Hollywood yapımlarının o güzelim kuşağı gelip koyduğu yer elbette ki bir uçurumun kıyısı olacaktı. Üstelik en eğitimlilerin arasından çıktı bu intiharlar. Ve çok şaşırdı anneler babalar.

Oysa o okula girebilmek için yıllarca bir tek şey öğrettiler çocuklarına:

“Bilgisayarının başına otur ve diğerlerini parçalamayı öğren. Eğer test sınavlarında senin yaşındaki 10 arkadaşını elersen, yani 10 arkadaşının hayatını kaydırabilirsen, onları mahvedersen yabancı dille eğitim yapan o okullara girebilirsin. Mutlu olmak için 10 kişiyi mutsuz etmen lazım çocuğum.”

http://www.socialpress.it/IMG/GAME_OVER_21.jpg

Böyle hazırladılar çocuklarını hayata.

“Parçala, yok et ve öldür...” Yok et arkadaşlarını. Öldüremediklerini de intihara teşvik et...Öldürdüğün sürece hayatta kalırsın evlat. Mutluluk sadece ve sadece başarıdır. Oysa bir çocuğun mutlu olması için oyunları, bebeği, futbol topu ve bir bisiklet yeter...Bir bisiklet bazen daha çok şey öğretir çocuğa. Ama aileler arasında insan yetiştirmek yerine sınavları birer birer kazanan bir robot yetiştirme eğilimi daha çok ağır basıyor.

Onları ağaç seven, deniz seven, kuş seven, doğa seven birer çocuk olarak yetiştirmek yerine onlardan test hocasını sevmelerini istiyoruz nedense.
Oysa düşünsenize;  sadece hayvan sevgisi aşılasanız bile kedilerin katledildiği aptal saptal satanist ayinlerden uzak durur çocuğunuz. Sadece bir kedi sevgisi... Mırıl mırıl bir kedi sesi, gürül gürül akan bir  hayat. Kumsala vuran deniz yıldızlarını kurtarmak için onları birer birer denize atan çocuğa “Kumsalda milyonlarca deniz yıldızı var. Ne fark eder ki?” diye sorduklarında, denize fırlattığı deniz yıldızını göstererek  "Bunun için çok şey fark edecek" demek için, dolaşılan kumsallarda hiçbir zaman "Game Over" yazmaz kumların üzerinde...

“Game Over..."

Gani MUJDE



Hayatın Bize Öğrettikleri

 

qqqqsx5.jpg


Hayatın Bize Öğrettikleri

 

 

Güveni geliştirmek yıllar alıyor, yıkmak bir dakika.

 

Hayatında nelere sahip olduğun değil kiminle olduğun önemli.

 

Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün, ama sonrası için bir şeyler bilmek gerek.

 

Kendini en iyilerle kıyaslamak değil, kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir.

 

İnsanların başına ne geldiği değil, o durumda ne yaptıkları önemli.

 

Ne kadar küçük dilimlersen dilimle her işin iki yüzü var.

 

Olmak istediğim insan olabilmem çok vakit alıyor.

 

Karşılık vermek, düşünmekten çok daha basit.

 

Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek, hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun.

"Bittim" dediğin andan itibaren pilinin bitmesine daha çok var.

 

Sen tepkilerini kontrol edemezsen, tepkilerin hayatını kontrol eder.

 

Kahraman dediğimiz insanlar bir şey yapılması gerektiğinde, yapılması gerekeni şartlar ne olursa olsun yapanlar.

 

Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor.

 

Bazı insanlar sizi çok seviyor ama, bunu nasıl göstereceğini bilemiyor.

 

Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterseniz, bazıları hiç karşılık vermiyor.

 

Para ucuz bir başarı.

 

Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları kaldırmak için elini uzatır.

 

İki insan aynı şeye bakıp tamamen farklı şeyler görebilir.

 

Aşık olmanın ve aşkı yasamanın çok çeşidi var.

 

Her şartta kendisiyle dürüst kalanlar daha uzun yol yürüyor.

 

 

Hiç tanımadığın insanlar, iki saat içinde, senin hayatını değiştirebilir.

 

Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez.

 

Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.

 

 

Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gerçek aşkların da!

 

Tecrübenin kaç yaş günü partisi yasadığınızla ilgisi yok, Ne tür deneyimler yaşadığınızla var.

 

Aile hep insanın yanında olmuyor. Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz. Aile her zaman biyolojik değil.

 

Ne kadar yakın olursa olsunlar en iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir. Onları affetmek gerekir.

 

Bazen başkalarını affetmek yetmiyor. Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.

 

Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.

 

Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir. Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz.

 

İki kişi münakasa ediyorsa, bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez. Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.

 

Her problem kendi içinde bir fırsat saklar. Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.

 

Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor.

 

Bir insanı kazanmak çok zor, ama kaybetmek çok kolay oluyor.

 

Alıntıdır

SBS 2009 Takvimi

SBS 2009 Takvimi

Sınıflara Göre 2009 Seviye Belirleme Sınavı Uygulama Takvimi

 

Sınav Kaygısı ile Baş Etme Yolları

http://www.hasioo.k12.tr/anabolumler/rehberlik/image/sinav_kaygisi_clip_image002.gif

 

SINAV KAYGISI


Kaygı genelde, kişinin bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı, bedensel, duygusal ve zihinsel değişimlerle kendini gösteren aşırı uyarılmışlık durumudur.

 

v  Sınav Kaygısı, sınav öncesinde öğrenilen bilginin, sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan, yoğun kaygı, sınav kaygısı diye ifade edilir. Normal düzeydeki bir kaygı kişiye, istek duyma, karar alma, alınan kararlar doğrultusunda enerji üretme ve bu enerjiyi kullanarak performansını yükseltme açısından yardımcı olur. Ancak yaşanan kaygı çok yoğun ise, kişinin enerjisini verimli bir biçimde kullanmasını, dikkatini ve gücünü yapacağı işe yönlendirmesini engeller. Kişi potansiyelini tümüyle kullanamaz ve istenen performans düzeyine erişemez.

 

v       Sınav Kaygısı yaşayan öğrenciler, çalışmalarını planlamakta, doğru düşünmekte, konsantre olmakta ve çalıştığı konuları hatırlamakta güçlükler yaşarlar.

 

 

Sınav Kaygısının Etkileri

 

v ·          Öğrenilen bilgilerin aktarılmasında güçlük yaşanması,

 

v          Okuduğunu anlama ve düşüncelerini düzenlemede zorluklar,

 

v         Dikkatte azalma, dikkatin sınavın içeriğine değil sınava bağlı olarak yaşanan başka olaylara odaklanması,

 

v          Zihinsel becerilerin zayıflaması, bilgilerin hatırlanmasının engellenmesi,

 

v         Mide bulantısı, baş ağrısı gibi fiziksel rahatsızlıkların ortaya çıkması gibi...

 

Sınav Kaygısıyla Baş Etmek İçin Yapılabilecekler

 

Öneri 1: Sınava Hazırlık

 

v          Çalışma stratejinizi belirleyin, zamanınızı düzenleyin, sorumluluk alın ve hazırladığınız programa uyun.

 

v           Çalışma zamanı geldiğinde ÇALIŞIN; ertelemeyin, programınızı değiştirmeyin ve çalışmamak için bahaneler yaratmayın.

 

v          Hazırladığınız çalışma planına uyarak çalışmalarınızı gözden geçirin, yemek, uyku ve rahatlamak için zamanı planladığınız yönde kullanın.

 

v          Sınavlarınız başlamadan en az iki hafta önce çalışma programınızı hazırlayın.

 

v          Programınızda sosyal etkinliklere ders aralarında molalara yer verin.

 

v          Programınızda kendiniz için ayırdığınız zamanı, dersleri ve sınavları düşünerek geçirmeyin.

 

Öneri 2: Özbakım

 

v          Alkol, kafeinli içecekler ve nikotinden kaçının.

 

v           Dengeli uyuyun.

 

v         Dengeli beslenin az ve sık yeyin, bol miktarda sıvı alın.

 

v         Sınav günü kahvaltı yapmak ve hazırlanmak için yeterince zaman ayırın.

 

v          Sınavda gerekli olabilecek araç-gereci yanınıza aldığınıza emin olun (kalem, silgi vb.).

 

v         Sınav mekanına erken gidin, kaygılı öğrencilerden uzak durun, çünkü kaygı bulaşıcıdır.

 

Öneri 3: Rahatlama

 

v        Sınav süresince; “Hiçbir şey yapamayacağım, sınav kötü geçecek, ya soruları yanıtlayamazsam" ya da "Her şeyi unuttum” gibi olumsuz düşünceleri aklınızdan çıkarın ve rahatlamak için:

 

v Doğal bir şekilde burnunuzdan nefes alın. Aldığınız nefes, göğüs kafesinizi değil, diyaframınızı aşağı doğru itip karnınızı şişirsin. Nefesinizi bir iki saniye tutun daha sonra ağzınızdan verin. Bu egzersizi günde 2-3 kez tekrarlayın.

 

Sınav Esnasında

v        Olumlu düşünün: kendinizle olumlu dialog içine girin:

 

v    -“Ben bu sınavı başarabilirim.”

 

v    -“Kendimi rahat hissediyorum ve her şey yolunda” gibi…

 

v      Özellikle sınav öncesinde kendinizi diğer sınıf arkadaşlarınızla kıyaslamayın.

 

v        Sınavdan hemen önce sınavla ve sınav konuları ile ilgili sınıf arkadaşlarınızla tartışmayın.

 

v       Sınav salonunda dikkatinizin en az dağılacağı bir yere oturun.

v        Sınav soru ve açıklamalarını dikkatle okuyun.

 

v        Panik olduğunuzu ya da heyecanlandığınızı hissettiğinizde, rahatlama tekniklerini uygulayın, sakinleşmek için kendinize bir iki saniye zaman tanıyın.

 

v         Sadece sınava odaklanın.

 

v       Eğer sınavı çok zor bulduysanız yine de yılmayın ve elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalışın.

 

BAŞARACAKSINIZ… BUNA İNANIN.

 

http://www.sivasram.gov.tr/images/panolar/sinavkaygisi_rehberogretmen.jpg

<- : ANASAYFA : Sonraki Sayfa ->