728x90 Reklam Alanı

Bookmark Post in Technorati Bookmark Post in Technorati

KELİMELERİN YAPI ÖZELLİKLERİ



KELİMELERİN YAPI ÖZELLİKLERİ

 

KÖK :  Bir kelimenin, daha küçük parçalara ayrılmayan,  anlamlı en küçük parçasına denir.

 Kelimenin kökünün, kelimenin tamamı ile ilgili olmalıdır. Örnek: “Okul” kelimesinin kökü, “oku” fiilidir. Fakat bu kelimede “ok” kısmı da bir anlam taşır. Ama okul ile ok arasında bir ilgi yoktur.

 

Kökler iki çeşittir:

1.     İsim Kökleri

2.     Fiil Kökleri

 


İSİM KÖKLERİ  : Bir varlığı, niteliği, ilgiyi veya duyguyu en kısa biçimde tanıtan köklere denir. Dört çeşittir:

 

a)    Varlık kökleri  : Çöl, yol, sıra, ev...

b)    Nitelik kökleri : İyi, güzel, kötü...

c)     Duygu kökleri : Ah, vah, tüh, ey...

d)    İlgi kökleri                    : Ben, sen, o, ile, için...

 

İsim kökleri cümle içinde “isim, zamir, zarf, sıfat, edat, bağlaç ve ünlem” göreviyle kullanılabilir. Dilimizde isim kökleri en fazla üç heceden oluşur. Örnek: Karınca, kelebek, araba...

 

FİİL KÖKLERİ : Hareketleri, işleri anlatan köklere denir.  Örnek: Gel-, otur-, ver- ...

 

Sesteş (Eşsesli ) Kökler : Kullanıldığı cümleye göre hem isim, hem fiil olabilecek köklere denir. Örnek: Yaz, kız, geç...

 

GÖVDE  : E n az bir yapım eki almış olan sözcüklere denir. Örnek: Uçak, gözlük, evci...

 


YAPILARINA GÖRE SÖZCÜKLER

 

1. Basit Sözcük : Hiç ek almayan veya yapım ekleri dışındaki ekleri almış olan sözcüklere denir.

            Ev, yol, git, otur, evler, evi....

 

2. Türemiş Sözcük : İsim veya fiil köklerine çeşitli yapım ekleri getirilerek oluşan sözcüklerdir.   Evli, yolluk, gergin, başla, ...

 

3.     Birleşik Sözcük :İki veya daha fazla kelimenin birlikte kullanılmasıyla oluşan sözcüklerdir. Dedikodu, mirasyedi, Karaköy...

 

EKLER

 

            Köklere getirilerek onların anlamlarını tamamlayan veya değiştiren parçalara ek denir. Ekler, tek başlarına anlamsızdır. Köklere getirilerek anlam kazanır.  İki çeşit ek vardır:

1. Çekim Ekleri                  2. Yapım Ekleri

 

ÇEKİM EKLERİ : Eklendiği kelimenin anlamını ve türünü değiştirmeyen, sadece cümledeki durumlarını belirten eklere denir.

 

YAPIM EKLERİ  : Eklendiği köklerden yeni kelimeler türeten eklere denir. Yapım ekleri eklendiği kök veya gövdelerin her zaman anlamını, bazen de türünü değiştirir. İçinde bir yapım eki olan ve yeni  kelimeler türetmeye elverişli birime gövde denir. 

 

EKLER

 

Yapım Ekleri

1.     İsimden isim yapan ekler

2.     İsimden fiil yapan ekler

3.     Fiilden fiil yapan ekler

4.     Fiilden isim yapan ekler

 

Çekim Ekleri

a)    İsim çekim ekleri

*İyelik ekleri

*Hal ekleri

*Tamlama ekleri

*Çoğul ekleri

b)    Fiil çekim ekleri

*Kip ekleri

*Kişi ekleri

 

Not : Olumsuzluk eki bazı dilciler tarafından yapım eki, bazıları tarafından da çekim eki olarak kabul edilir. Bu nedenle yukarıdaki gruba yazılmamıştır.

 

 

ÇEKİM EKLERİ

 

A) İSİM ÇEKİM EKLERİ

 

1.     İYELİK EKLERİ : Eklendiği ismin karşıladığı varlığın kime veya neye ait olduğunu bildiren eklere denir.

 

Tekil Kişiler:           Ben (-ım, -im, -um,-üm)  Kitab-ım

                        Sen (-ın, -in, -un, -ün)      Kitab-ın

                        O    (-ı, -i, -u, -ü, -sı, -si, -su, -sü) Kitab-ı, araba-sı

 

Çoğul Kişiler:         Biz (-ımız, -imiz, -umuz, -ümüz) Kitab-ımız

                        Siz (-ınız, -iniz, -unuz, -ünüz)  Kitab-ınız

                        Onlar (-ları, -leri) Kitap-ları

 

2.     HÂL EKLERİ : İsimlere gelerek onların durumlarını bildiren eklerdir. Durum ekleri olarak da adlandırılır.

 

a)   İsmin Yalın Hâli ( Yalın Durumu) : Belirli bir eki yoktur. Hiç ek almayan veya hal ekleri dışındaki ekleri alan isimler yalın haldedir. (Ev, evim, evler..)

b)   İsmin –i hâli (Belirtme Durumu) : Ekleri, -ı, -i, -u, -ü ‘dür.  (Ev-i, kalem-i)

c)    İsmin –e hâli (Yönelme Durumu) : Ekleri –e, -a ‘dır. (Ev-e)

d)   İsmin –de hâli (Bulunma, kalma durumu) : Ekleri –de, -da , -te, -ta şeklindedir. (Evde, okulda...)

e)   İsmin –den hâli (Çıkma, Ayrılma Durumu) : Ekleri, -den, -dan, -ten,

-tan şeklindedir. (Evden, okuldan...)

 

3.     TAMLAMA EKLERİ : İsim tamlamalarında kullanılan –ın, -in, -un, -ün ve –ı, -i, -u, -ü ekleridir. (Ali’nin defteri, okulun duvarı...)

 

4.      ÇOĞUL EKLERİ : İsimlere gelerek onların sayısını çoğaltan –lar, -ler ekleridir. (Evler, okullar...)

 

 


B) FİİL ÇEKİM EKLERİ

 

1.     KİP EKLERİ :  Fiillerin yapılış amacını ve zamanını bildiren eklere denir. (Gelmiş, gelir, gelecek....)

2.     KİŞİ EKLERİ: Fiillere, kip eklerinden sonra gelerek o işi kimin yaptığını belirten eklere denir.  (Geldi-m, okudu-n...)

 

EKLERLE İLGİLİ ÖNEMLİ BİLGİLER:

 

1)Türkçe’de dört çeşit –ı, -i, -u,-ü vardır. Bunların farkı cümlelerden anlaşılır.

 

Ev-i yandı (İyelik eki)

Ev-i yıktılar (Hâl eki)

 

Veli-

Sözcükte Yapı Konulu Test




Sözcükte Yapı Konulu Test

1) Aşağıdaki isimlerin hangisi “küçültme eki” almıştır?
A) Oduncu B) Vicdansız
C) Minicik D) Dandanakan


2) Aşağıdaki sözcüklerden hangisi yapım eki almıştır?
A) sandalye B) buzluk
C) otobüse D) çiçekler

3) Aşağıdaki kelimelerden hangisi yapısı bakımından diğerlerinden faklıdır?
A) fırça B) boyacı
C) kireçsiz D) renkli


4) Aşağıdaki sözcüklerin hangisi kök durumundadır?
A) Musluk B) Odunluk
C) Kitaplık D) Gençlik


5) Aşağıdaki sözcüklerden hangisi ismin “-e” halindedir?
A) bere B) deste
C) eve D) dere


6) Aşağıdakilerden hangisi türemiş, cins isim olup, çoğul eki ve “i” hal eki almıştır?
A) Ayşeleri B) yuları C) orduları D) öğrencileri

7) Aşağıdaki sözcüklerden hangisi ötekilerden farklı bir ek almıştır?
A) Çarpık B) Kırık C) Tavuk D) Bozuk


8) Aşağıdaki sözcüklerden hangisi hem yapım hem çekim eki almıştır?
A) Kalemlik B) Dağlar C) Annemler D) Kömürcüler


9) Aşağıdaki sözcüklerden hangisi basit yapılıdır?
A) Yazısız B) İkiz C) Beşinci D) Kardeşi


10) Aşağıdaki sözcüklerden hangisi, yapım eki almış (türemiş) bir sözcük değildir?
A) Çamlık B) Karşı C) Sesli D) Örgü


11) Aşağıdaki sözcüklerden hangisi kök durumundadır?
A) Gözlükçü B) Öğretmen C) Mermer D) Baloncu


12) “Dostluk başka alış veriş başka” atasözünde altı çizili sözcüğün yapısı nedir?
A) türemiş B) basit C) birleşik D) somut

13) Aşağıdaki sözcüklerin hangisi birden çok yapım eki almıştır?
A) Derslikte B) Dağcılık
C) Türkçemiz D) Sözcükler


14) Aşağıdaki sözcüklerden hangisi ismin “-e” halindedir?
A) Seneye B) Hikaye
C) Bahriye D) Zaptiye


15) “Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” Atatürk’ün bu vecizesinde türemiş sözcük aşağıdakilerden hangisidir?
A) nesil B) öğretmenler
C) sizin D) olacaktır


16) “Yazın köylüler tarlalarda çalışır.” cümlesindeki sözcüklerin hangisi hem yapım hem çekim eki almıştır?
A) Yazın B) Köylüler
C) Tarlalarda D) Çalışır


17) “Sultanın yardımcısı, adamlarını ormana göndermişti.” cümlesinde türemiş sözcük aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sultan B) Yardımcı
C) Orman D) Adamlar

(Alıntıdır)

 

 

Türkçe Kelimelerin Yazılışındaki Bazı Kurallar


Türkçe Kelimelerin Yazılışındaki Bazı Kurallar



1- Cümle içinde geçen ay ve gün adları küçük harfle yazılır. Belli bir tarihi işaret eden ay ve gün adları büyük harfle yazılır. 29 Mayıs 1453 yılının Salı günü.

2- Milli ve dini bayramlar büyük harfle başlar. Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı, Cumhuriyet Bayramı.

3- Belli günlerin isimleri cümle içinde oldukları zaman büyük harfle başlanılarak yazılır. Anneler Günü, Nevruz, Tiyatro Günü.

4- Milletlerin, boyların, oymakların, dil ve lehçelerin adları büyük harfle başlar. Türk, Kırgız, Tatar, Alman, Türkçe, Almanca, Hintçe, Latince.

5- Din ve mezhep adları da büyük harfle başlar. Müslüman, İslamiyet, İslamlık, Hristiyan, Katolik.

6-Akrabalık adları bildiren kelimeler küçük harfle yazılır. Sevgili kardeşim, Ayşe teyze, Saim amca.

7- Mektuplardaki hitap cümlelerinde ilk kelime büyük harfle başlar, ondan sonrakiler özel isim değilse küçük devam eder. Değerli dayıcığım, Sevgili kardeşim.

8- Resmi yazılarda hitapların birinci kelimesi ve ondan sonra gelen isim soylu kelimeler büyük harfle başlar. ‘Sayın Başkan, Sayın Müdür.

9- Levhalar ve açıklama yazıları büyük harfle başlar. Levha yazıları birkaç kelimeden oluştuğunda ilk kelime büyük harfle başlar. Giriş, Çıkış, Vezne, Doktor, Başkan.

10- Gazete, dergi, kitap adlarının bütün kelimeleri büyük harfle başlar. Özel ada dahil olmayan sözler büyük harfle başlamaz. Milliyet gazetesi, Türk Dili dergisi.

11- Kişi isimleri ve soy isimleri büyük harfle başlar. Mehmet Akif Ersoy, Ziya Gökalp, Cahit Sıtkı Tarancı, Ömer Seyfettin. Unvan ve sayı bildiren isimler büyük harfle başlar. Öğretmen Hüseyin, Profesör Kenan, Dr. Coşkun, Binbaşı Ali, Hamdi Bey, Mustafa Efendi, Zeynep Hanım.

12-Tarihe geçmiş kişilerin belirlenmiş, bilinen unvanları, lakapları da büyük yazılır. Yavuz Sultan Selim, Fatih Sultan Mehmet, Nişancı Mehmet Paşa, Safiye Sultan, Şeyhülislam Esad Efendi, Gazi Osman Paşa, Mimar Sinan.

13- Kişilerin takma adları (mahlas) büyük yazılır. Avni: (Fatih Sultan Mehmet) - Muhibbi: (Kanuni Sultan Süleyman) Tarhan: (Ömer Seyfettin) - Mehmet Ali Sel: (Orhan Veli Kanık) - Aydede: (Refik Halit Karay) - Deli Ozan:
(Faruk Nafiz Çamlıbel) - Baki - Fuzulî - Dertli - Kaygusuz Abdal.

14- Din kavramları içinde geçen özel adlar büyük yazılır. Tanrı, Allah, Cebrail, Zeus. Tanrı kelimesi özel bir ad ola-rak kullanılmadığı zaman küçük yazılır. Eski Yunan tanrıları, ilkel kabilelerin tanrıları.

15-Coğrafya ve astronomi ile ilgili yayınlarda Güneş, Dünya, Ay, Merkür gibi gezegen ve yer isimleri büyük yazılır.

16- Özel coğrafya adları büyük yazılır. İstanbul, Konya, Akdeniz, Uludağ, Kızılırmak, Pınarbaşı, Asya, Avrupa, Güneydoğu Anadolu.

17- Ülke adları büyük harfle başlar, ülke adlarından sonra gelen krallık, halk cumhuriyeti, cumhuriyet gibi kelimeler de büyük harfle başlar. Türkiye Cumhuriyeti, Arnavutluk Halk Cumhuriyeti, Birleşik Arap Emirlikleri, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Amerika Birleşik Devletleri, Çek Cumhuriyeti.

18-Yabancı yer adlarının bitişik veya ayrı yazılışında yabancıların kullandığı biçimlere uyulur. Hyde Park, New York, Buenos Aires, San Marino.

19-Yabancı dağ, tepe, akarsu, göl adlarının yazılışında, yabancı yazılışlara uyulur. Leman, Mississippi, Frie, Mont Bianc.

20- Bazı yabancı şehir, dağ, göl ve akarsuların adları dilimize Türkçe biçimleriyle yerleşmiştir. Türkçe söylenişe uygun bu adlar Türk yazılış kurallarına uygun olarak yazılır. Viyana (Wien), Marsilya (Marseille), Venedik (Venezia),

21-Yer adlarında ilk isimden sonra gelen deniz, göl, nehir, dağ, boğaz vb. tür bildiren ikinci isimler küçük harfle başlar, İstanbul şehri, Marmara denizi, Erciyes dağı, Meriç nehri. Balkaş gölü. Ancak, ikinci isim özel isme dahil ise ve ikisi birden kastedilen kavramı karşılıyorsa, ikinci isim de büyük harfle başlar. Bu halde dağ, deniz ve göl, boğaz, ırmak kelimeleri büyük harfle yazılır. İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı, Beyşehir Gölü, Tuz Gölü, Rumeli Kavağı, Haymana Ovası, Muş Ovası.

22- Yukarıdaki maddede olduğu gibi mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak geçen bu kelimelerin baş harfleri büyük yazılır. Abbasağa Mahallesi, Eminönü Meydanı, Türk Ocağı Caddesi, Kızılay Meydanı.

23-Özel adlardan meydana gelmiş mahalle, meydan, bulvar, cadde ve sokak adları büyük harfle başlayıp ayrı olarak yazılır. Fevzi Çakmak Caddesi, Cemal Nadir Sokağı, Barbaros Bulvarı.

24- Saray, köşk, han, kale köprü, anıt vb. yapı adlannın bütün kelimeleri büyük harfle başlar. Topkapı Sarayı, Çankaya Köşkü, Mostar Köprüsü.

25- Kurum, kuruluş, işletme, kooperatif, okul, birlik, dernek adlannın her kelimesi büyük harfle başlar. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Dış İşleri Bakanlığı, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Millî Kütüphane, Atatürk Hava Limanı, Edebiyat Fakültesi, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu, Toprak Mahsulleri Ofisi, Et ve Balık Kurumu, İstatistik Enstitüsü, Fakirleri Koruma Derneği, Bakanlar Kurulu.

26- Kurum, merkez, bakanlık, üniversite gibi kuruluş bildiren kelimeler, belli bir kurum kastedildiğinde büyük harfle başlar. Bu yıl Meclis yeni döneme erken başladı.

27- Bazı kuruluşların adlarım yazarken yaygınlık kazanmış şekillerine uyulur. Genelkurmay Başkanlığı, Kara Yolları Genel Müdürlüğü, İç İşleri Bakanlığı. Bu isimler kalıplaşmış olduğu için uygulanan biçimleri ile yazılırlar.

28- Kurum ve kuruluş adlarında yer alan kelimeler bazen söz içinde geçebilirler, o zaman küçük harfle yazılmaları gerekir. Bugün radyo ve televizyon programları iyi değildi.

29- Hukukla ilgili her kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge,genelge adlannın her kelimesi büyük yazılır. Nutuk, Medenî Kanun, Borçlar Hukuku.

30- Özel ad kendi anlamı dışında yeni bir anlam kazanmışsa küçük harfle başlar, hicaz (makam), acemi (tecrübesiz), amper (elektrik akımı şiddet birimi), allahlık (saf, zararsız). Müzikte kullanılan makam ve tür adları küçük harfle başlar. Nihavent, hicazkar, türkü, varsağı.

31 -Yer ve millet adlarıyla kurulan birleşik kelimelerde özel adlar büyük harfle başlar. Antep fıstığı, Brüksel lahanası, Frenk gömleği, Japon gülü

KELİME GRUPLARI



Kelime Grupları

 

Kelime grubu, birden fazla kelimeden oluştuğu hâlde cümledeki görevi bakımından bir kelimeden farksız olarak yerine göre bir kelime gibi çekim eki alabilen, yapı ve anlam bakımından bütünlük taşıyan dil birliğidir: bir içim su, kitap mitap, Kel Ali, pahalı elbise, sen ve ben, sizin için, sora sora, yükte hafif, Türkçe defteri, yün kazak vb.

Kelime grubuna belirtme grubu da denir. Kelime gruplarında genellikle yardımcı öge ve asıl öge (belirten – belirtilen, tamlayan – tamlanan) olmak üzere iki unsur bulunur. Yan yana gelen kelimeler birbirlerini tamamlayarak grubu oluşturur. Birleşik fiiller ve edat grupları dışında yardımcı unsurlar önce; asıl unsurlar sonra gelir. Konuşma dilinde ve şiirde bu sıra değişebilir. Türkçede yardımcı unsurlar asıl unsurlardan önce geldiği için kelime gruplarının diğer kelimelerle ilgisini kuran çekim eki, sondaki asıl unsurda bulunur.

İkiden fazla kelimeli kelime gruplarında iç içe geçmiş, birbirini tamamlayan başka kelime grupları bulunabilir: camlı köşkün süslü kapısı isim tamlamasında hem tamlayan hem de tamlanan unsur sıfat tamlamasından oluşmuştur: camlı köşk, süslü kapı .

Kelime grubunun vurgusu, grubun yapısına ve anlamına göre değişir.

 

Kelime gruplarının başlıcaları şunlardır:

İsim Tamlaması

Sıfat Tamlaması

Aitlik Grubu

Tekrar Grubu

Birleşik İsim

Birleşik Fiil

Unvan Grubu

Edat Grubu

Ünlem Grubu

Bağlama Grubu

Sayı Grubu

Fiil Grupları

Kısaltma Grupları

 

İsim Tamlaması

Birden fazla ismin iyelik, tür, nitelik vb. ilgilerle oluşturduğu kelime grubudur: Akdeniz akşamları, benim ödevim, defne yaprağı, gül kokusu, hesap makinesi, insanlık hâli, masa örtüsü, öğrencilerin sınavı, öğretmenin kalemi vb. Grubu oluşturan kelimelerden birincisi tamlayan (belirten), ikincisi tamlanan (belirtilen)dır. Bu kelime grubunda, tamlayan ilgi hâli ekini (-ºn, -nºn); tamla­nan ise iyelik ekini  (-ı, -i, -u, -u; -sı, -si, -su, sü) alır. Bu durumda tamlama, belirtili isim tamlaması olur: adamın iyisi, dayımın oğlu, Konya’nın havası, köyün yolu, öğrencinin sırası vb.

Belirtili isim tamlamalarında sıfat, tamlayan veya tamlanandan önce getirilebilir. Anlam sıfatın yerine göre değişir: eski masanın örtüsü (eski olan, masadır), masanın eski örtüsü (eski olan, örtüdür.)

 

İlgi eki söylenmezse (veya yazılmazsa) belirtisiz isim tamlaması olur: Amasya elması, Ankara yolu, ateş parçası, belediye başkanı, Erciyes dağı, gül kurusu, Marmara denizi, Selçuk Üniversitesi, söz varlığı, su testisi gibi.

Belirtisiz isim tamlamasında tamlayan isim genel ve belirsiz olmasına rağmen tamlanana bağlılık daha kuvvetlidir. Bu bakımdan sanki iki isim bir nesnenin adı olmak için birleşik isim oluşturmuşlardır: çalışma masası, bulaşık makinesi, çay bardağı, dana eti, duvar saati, hesap makinesi, İngiliz anahtarı, pencere bandı, yatak örtüsü gibi.

Belirtisiz isim tamlamalarında tamlayanla tamlanan arasına başka kelimeler girmez: bahar tazeliği, çilek reçeli gibi. Bu sebeple millî eğitim eski müdürü, Malatya eski valisi, devlet eski bakanı, makine yüksek mühendisi gibi tamlamalar yanlıştır. Sıfat, tamlamanın başında yer almalıdır: eski millî eğitim müdürü, eski Malatya valisi, eski devlet bakanı, yüksek makine mühendisi gibi. Bugün her iki şekil de kullanılmaktadır. Yanlış kullanımda vurguya dikkat edilmelidir. Tamlama belirtili olursa araya başka kelimeler girebilir: motorların saatlerdir süren sinir bozucu gürültüsü gibi.

Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray, Kadıköy, Topkapı gibi örneklerde (galatımeşhur olarak) tamlanan eki atılarak dil yanlışı yapılmıştır. Son zamanlarda bu yanlışlığın çeşitli sebeplerle gittikçe yaygınlaştığı görülmektedir: bayan giyim, çocuk ayakkabı, kemer patlıcan, yaprak sarma, ciğer tava, tavuk döner, şiş kebap, Kumru Sokak, Lise durak, gül bahçe, Zafer çarşı gibi örnekler Türkçenin yapısına uymaz. Bu konuya aydın insanların özen göstermesi gerekir.

İkiden fazla isimle kurulan tamlamalara zincirleme isim tamlaması denir: çocuk kitapları sergisi, insanların dürüstlüğünün göstergesi, okulun giriş kapısı, tavşanın suyunun suyu vb. Bu tipteki tamlamalarda ilgi ekinin ikiden fazla kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar: okulun bahçesinin kapısının rengi vb.

İsim tamlaması, esasen her iki ögesi isim olan iyelik grubunun üçüncü kişisinden başka bir şey değildir: benim arabam, senin araban, onun arabası, bizim arabamız, sizin arabanız, onların arabası biçiminde kişilere göre yapılan iyelik çekiminde birinci ve ikinci kişilerde tamlayan yerine sadece kişi zamiri (ben, sen; biz, siz) kullanılırken üçüncü kişilerdeki o zamiri yerine sınırsız isim kullanılabilir. Bu durumda iyelik gruplarına isim tamlaması denebileceği gibi isim tamlamalarına da iyelik grubu demek mümkündür.

İyelik grubunu (isim tamlamasını) oluşturan unsurlardan her biri tek kelime olabileceği gibi (benim öğrencim, sözün özü) isim görevinde kelime grubu da olabilir. Tamlayan veya tamlananın birden fazla olması da mümkündür: dostluğun, arkadaşlığın güzelliği; okulun lâboratuvarları, sınıfları, kantini gibi.

 

Sıfat Tamlaması

Bir ismin kendisini niteleyen veya belirten bir sıfat unsuruyla oluşturduğu kelime grubuna sıfat tamlaması denir. Bu grupta sıfat, tamlayan; isim ise tamlanan durumundadır. Sıfat olarak kullanılan kelime çekim eki almaz: büyük şehir, eski konak, inatçı keçi, karlı dağlar, sıcak çorba, soğuk su, temiz toplum, üç arkadaş gibi.

Bir isme birden fazla sıfat bağlanabilir: akıllı uslu, terbiyeli, iri yapılı, çalışkan bir genç gibi.

Sıfat ve zarfların anlamlarını derece, ölçü bakımından belirten zarfların oluşturduğu kelime grupları da sıfat tamlaması olur: en güzel (yazı), daha kullanışlı (makine), çok hızlı (konuşuyor) gibi.

Altın saat, demir kapı, gümüş yüzük, plâstik kova, yün çorap gibi örneklerin takısız isim tamlaması değil, sıfat tamlaması olduğu unutulma­malıdır. Kırmızı kalem, kalın kumaş, ince çizgi, dürüst insan gibi sıfat tamlamalarında  kırmızı, kalın, ince, dürüst kelimeleri nasıl kendilerinden sonra gelen isimlere ait bir özellik, nitelik bildiriyorsa yukarıdaki örneklerin de bunlardan farkı yoktur.

Geniş bahçe, okumuş adam, yakacak odun, yollanacak para gibi sıfat tamlamalarında kelimelerin yeri değiştirilirse sıfatlar, yüklem yerine geçer ve böylece bir cümle ortaya çıkar: bahçe geniş (tir), adam okumuş, odun yakacak, para yollanacak.

 

Aitlik Grubu

-ki aitlik ekiyle yapılan bu grup, cümlede zamir veya sıfat görevinde bulunur: çalışkan öğrencininki, sizinki, tarihten önceki, üniversite ile çarşı arasında gidip gelen dolmuşlardaki vb.

 

Tekrar Grubu

Kuvvetlendirme, çokluk ve devamlılık işlevlerinden birini yerine getirmek üzere aynı türden iki kelimenin eksiz olarak arka arkaya getirilmesiyle yapılan kelime grubudur: bir bir (anlattı), çoluk çocuk, deli dolu, gide gide (bir söğüde dayandım), sora sora (Bağdat bulunur), yumuk yumuk (eller) vb.

Tekrar grupları yapılışlarına göre aynen tekrarlar, eş anlamlı tekrarlar, zıt anlamlı tekrarlar ve ilâveli tekrarlar olmak üzere dörde ayrılır:

Aynen tekrarlar, aynı kelimenin arka arkaya iki kez söylenmesiyle yapılır: adım adım, azar azar, dura dura, derin derin, güle güle, göz göz, gürül gürül, hızlı hızlı, ikişer ikişer, tatlı tatlı, tıkır tıkır, yavaş yavaş vb.

Eş anlamlı tekrarlar, eş anlamlı veya yakın anlamlı kelimelerin tekrarlanmasıyla yapılır: açık saçık, eğri büğrü, falan filan, ipsiz sapsız, saç sakal, saçma sapan, toz toprak, yana yakıla vb.

Zıt anlamlı tekrarlar, birbirinin zıddı iki kelimenin arka arkaya getirilmesiyle yapılır: acı tatlı, alt üst, aşağı yukarı, bata çıka, büyük küçük, canlı cansız, düşe kalka, içli dışlı, irili ufaklı, iyi kötü vb.

İlâveli tekrarlar, bir kelimenin başına ilâve ses veya bir hece getirilerek yapılır: adam madam, ev mev; apaçık, büsbütün, dümdüz, kapkara, mosmor, yemyeşil vb.

İlâveli tekrarlarda m, p, r, s seslerinden yararlanılır: bembeyaz, kıpkırmızı, tertemiz, koskoca vb.

Tekrar gruplarının arasına herhangi bir noktalama işareti konmayacağı unutulmamalıdır.

 

Birleşik İsim

Bazı yer adları ve ikili üçlü bütün kişi adları birleşik isim grubunu oluşturur: Çanakkale, Sarıyer, Şereflikoçhisar, Yenişehir; Ahmet Caferoğlu, Ahmet Hamdi Tanpınar, Faruk Nafiz Çamlıbel, Faruk Kadri Timurtaş, Necmettin Hacıeminoğlu, Reşat Nuri Güntekin gibi.

 

Birleşik Fiil

Bir eylemi karşılamak üzere isim veya fiile bir yardımcı fiilin getirilmesiyle yapılan kelime grubudur. Bunlar yapılışlarına göre üçe ayrılır:

 

         a) İsme yardımcı fiil getirilerek yapılan birleşik fiiller: bulun-, et-, eyle-, kıl-, ol-, yap- yardımcı fiilleri isimle birleşerek birleşik fiil yaparlar. Bunlardan et-, eyle-, yap- geçişli (nesne alan) birleşik fiiller yapar: affet-, alay et-, alt et-, göz et-, hisset-, kabul et-, naklet-, reddet-, oyun et-, sabret-, şikayet et-, şükret-, telefon et-, terk et-, zannet-, yok et-; hasta eyle-, sabreyle-, kul eyle-; namaz kıl-; gürültü yap-, program yap-, spor yap-; adam ol-, dost ol-, kör ol-, memnun ol-, pişman ol-, sağ ol-; gelmiş bulun-, yapmış bulun- vb.

 

b) Fiile yardımcı fiil getirilerek yapılan birleşik fiiller: Fiile, (kurallı) birleşik fiil yapan bil-, dur-, gel-, gör-, kal-, koy-, yaz- fiillerinin getirilmesiyle yapılır. Bu grupta yardımcı fiiller, kendi anlamlarıyla değil, sadece yardımcı fiil işleviyle çekim unsuru olarak görev üstlenirler. bil- yeterlik; ver- tezlik; dur-, gel-, gör-, kal-, koy- sürerlik; yaz- yaklaşma ifade eder. Bu fiiller, asıl fiillere zarf-fiil eki getirilerek birleştirilirler: durabil-, gelebil-, gülebil-, satabil-, yazabil- (yeterlik); alıver-, çekiver-, soruver-, takıver- (tezlik); bakıp dur-, gidedur-, süregel-, isteyigör-, bakakal-, oturakoy- (sürerlik); düşeyaz-, öleyaz- (yaklaşma). Bunlardan -ıp, -ip, -up, -üp’lü zarf-fiil eki sadece dur- fiiliyle birleşik fiil yapmaktadır.

 

c) Anlamca kaynaşmış, deyimleşmiş birleşik fiiller: Eksiz veya çekim eki almış bir isimden sonra yardımcı fiil getirilerek yapılan birleşik fiillerdir. Bunlar anlam bakımından Türkçedeki deyimlerin bir kısmını meydana getirir: baş kaldır-, el aç-, çile çek-, diş bile-, göz ko-, gönül ver-, kol gez-, nazar değ-; başa gel-, baştan çıkar-, canını al-, deliye dön-, elden ayaktan düş-, elini eteğini çek-, kolunu kanadını kır-, yoldan çık-  gibi.

 

Unvan Grubu

Kişi adıyla bir unvan veya akrabalık isminin ek almadan oluşturduğu gruptur. Unvan veya akrabalık adı kişi adından sonra gelir: Hüseyin Çavuş, Mehmet Efendi, Oğuz Kağan, Muharrem Bey, Sevim Hanım; Ayşe nine, Fahriye abla, Kenan amca, Meral teyze, Zeki dede gibi.

 

Unvan veya akrabalık ismi başa getirilirse birleşik isim olur: Dede Korkut, Genç Osman, Albay Yetkin, Molla Kasım gibi.

 

Edat Grubu

Bir ismin, kendisinden sonra gelen çekim edatıyla oluşturduğu kelime grubudur. İsim unsuru tek kelime olabileceği gibi isim görevinde bir kelime grubu da olabilir: bana göre, bir hafta kalmak üzere, bizim için, çalıp oynamaktan başka, dönemin sonuna doğru, rektörlükten bildirildiğine göre, saman altından su yürüten biri gibi, senin güzel hatırın için, testereyle gibi.

 

Ünlem Grubu

Bir seslenme edatıyla ismin ek almadan oluşturduğu kelime grubudur: ay oğul, be kardeşim, ey Türk gençliği, ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker, ey millet, ey yiğit, yâ Ali vb. Örneklerde görüldüğü gibi edat önce; isim veya isim görevindeki kelime grubu sonra gelir.

 

Bağlama Grubu

Sıralama işlevindeki ve, ile, ilâ (-den......-e kadar) edatlarıyla kurulan kelime grubudur: güzel ve çirkin, Mai ve Siyah, sen ve ben; doğruyla yanlış, Tahir ile Zühre, teyzesinin kızıyla yeğeni, yerle gök, seksen ilâ doksan vb.

 

Birliği ve yapısı en zayıf olan kelime grubu, bağlama grubudur.

 

Sağlama Grubu

Türkçede sayılar üç, beş, elli, yüz, bin, milyon, milyar örneklerindeki gibi tek kelimeyle; beş yüz, yetmiş bin, on milyar örneklerindeki gibi sıfat tamlamasıyla ve on sekiz, yirmi dört, sekiz yüz on dokuz, on beş milyar dört yüz elli iki milyon yedi yüz otuz iki örneklerindeki gibi sayı grubuyla karşılanırlar. Demek ki sayı grubu, tek kelimelik sayıların 10’dan sonrakilerinin ve sıfat tamlaması biçimindeki sayıların ara yerlerindeki sayılardır. Grubu oluşturan sayılar eksiz olarak arka arkaya sıralanırken büyük sayı önce, küçük sayı sonra gelir.

 

Fiil Grupları

Fiilden türetilen fakat çekime girmeyerek sadece olumsuzu yapılabilen fiil ismi, sıfat-fiil ve zarf-fiillerle kurulan kelime gruplarıdır:

a) Fiil ismi grubu: Fiillerden, mastar eki de denen -ºş; -ma, -me; -mak, -mek ekleriyle türetilen isimlerin kendilerinden önce gelen unsurlarla birlikte oluşturdukları kelime grubudur. Mastar ekleri, fiillerin isimlerini yaparlar. -mak, -mek’li fiil isimleri hareket isimleri yaptığı için kullanıma daha elverişlidir: alış veriş yapmak, pazara gitmek, resim yapmak, yemek yemek, canı istememek, toplantıya katılmak, sinirlerini bozmak, gece gündüz çalışmak, kolu kırılmak, öğrencileri evlerinden okula götürmek; Ankara’ya yürüyüş, sıkışık trafikte köprüden geçiş, on beş yıl görev yaptığı okulundan ayrılış; ileri görüşlü olma, etkili ve güzel konuşma, günde sekiz saat çalışma gibi.

 

b) Sıfat-fiil grubu: Sıfat-fiilin, kendisine bağlı unsurlarla oluşturduğu kelime grubudur. Bu grupta da sıfat-fiil sonda bulunur. Bu grup genellikle sıfat görevindedir: annesine hiç çekmeyen (kız), havadan gelen (para), temiz havada yürüyüş yapan (adam), günlerdir uğraşarak yazdığım (makale), yıkandıktan sonra ütülenecek (çamaşırlar), modası geçmiş (lâflar), kör olası (hayvan) gibi.

c) Zarf-fiil grubu: Fiillerden zarf-fiil ekleriyle türetilen kelimelerin kendilerinden önceki unsurlarla bir araya gelerek oluşturduğu ve her zaman zarf olarak kullanılan kelime grubudur: sabahtan akşama kadar sağda solda konuşup, kaldığını sandığı dersten geçtiğini öğrenince, sınıfın ortasında birden ağlamaya başlayınca, bugüne kadar kimseye eyvallah etmeden, bütün günahları için tövbe ederek, söylene söylene gibi.

 

Kısaltma Grupları

Kelime gruplarıyla cümlelerin kısalıp yıpranması ve kalıplaşma ile ortaya çıkan gruplardır: baş başa, baş üstüne, eller yukarı (kalksın), günaydın (olsun), güle güle (gidiniz), o gün bugün, omuz omuza, yan yana, yüz yüze gibi. Bu grupların herhangi bir kuralı olmamakla birlikte genellikle iki isim unsurundan oluşur

İÇERİKLERİ BAKIMDAN FİİLLER (Oluş, Kılış, Durum Eylemleri)



İÇERİKLERİ BAKIMDAN FİİLLER


Fiiller, içerikleri bakımından ya oluş, klış ve kılınış biçimindeki bir iş ve hareketi ya da bir durumu karşılarlar. Buna göre de fiilleri içerik bakımından üç alt gruba ayırmak mümkündür.

A. Oluş Bildiren Fiiller
ak-, art-, ballan-, belirle-, benze-, birik-, büyü-, cıvı-, coş,- çisele-, çökel-, çürü-, delir-, diril-, doğ-, dol-, doy-, eri-, eski-, fosla-, göver-, gürleş-, güzelleş-, huylan-, ıslan-, ışı-, islen-, kabuklan-, kana-, karar-, kay-, kızış-, ko-, körel-, kudur-, küflen-, makineleş-, morar-, öl-, parılda-, parla-, paslan-, patla-, piş-, pörtle-, sarar-, sız-, soğu-, sol-, sön-, sür-, taş-, tozu-, tüt-, uz-, yeşer- gibi

Verilen örneklerde görüldüğü üzere, oluş bildiren fiiller, cümlede yüklemin gösterdiği işin olma niteliği taşıdığını, oluışun yapana yöneldiğini belirten, dolayısıyla herhangi bir nesneye ihtiyaç göstermeyen fiillerdir. Bunları geçişsiz fiiller diye adlandırıyoruz.

• Eskiden Sakarya bu köprünün altından akarmış. (S.F. Abasıyanık)
• Kafasında günden güne çeşitli düşünceler, çeşitli kaygılar beliriyordu. (O. Hançerlioğlu)
• İhtiyar Süleyman Çavuşun ellerinde büyüdüm. (A. Gündüz)
• Ankara yeşillendikçe daha da güzelleşti değil mi?
• Hava iyie kararmış, caddenin bütün elektrikleri yanmıştı. (P.Safa)
• Balkona koyduğumuz elmaların çoğu çürümüş.
• Son yıldız vadinin üzerinde bir yanıp bir sönüyordu. (T. Buğra)
• Yerlerde çimenler yeşermiş erik dalları bembeyaz çiçeklerle örtülmüştü. (Ö.Seyfettin)
• Suların kenarındas Sarayburnu içli, hisli ve sırlı bir nur gibi parıldar. (A. Ş. Hisar)
• Genç kızın biraz evvelki delinmiş bir balon gibi sönüverdi. (H. Taner)


B. Bir Kılış ve Kılınış Bildiren Fiiller
adımla-, as-, besle-, biç-, boya-, böl-, buda-, büz-, çevir-, diz-, döv-, düşün-, eğir-, ek-, gagala-, giyin-, giy-, kapa-, kaşı-, kovala-, oku-, öğren-, öğret-, parçala-, pişir-, seç-, sula-, tara-, tıka-, uç-, vur-, yaz- gibi.

Örnekleri sıralanan kılış ve kılınış fiilleri, cümlede yüklemin gösterdiği işi yapma niteliği taşıdığını, yapanın dışındabir nesneye yöneldiğini, bir varlık üzerinde etkisini bulunduğunu gösteren dolayısıyla nesne gerektiren fiillerdir. Bunlara da geçişli fiiller diyoruz.

• Besledik büyüttük danayı tanımaz oldu anayı (atasözü)
• Saçlarını kendi eliyle boyamış.
• Sürekli olarak düşünüyor, ama neyi düşündüğünü kimseye açıklamıyor.
• Dama serilen tarhanayı kargalar gagalamış olmalı.
• Üç beş kişi birbiri arkasına koşup duruyor ama kimin kimi kovaladığı belli değil.
• Hayat boyu karşılaşılan olaylar insanı iyiden iyiye pişiriyor.
• Trafik yolları tıkamış, geçilecek gibi değil.


C. Durum ve Tasvir Bildiren Fiiller
alış-, az-, bağdaş-, bat-, beğen-, bekle-, bez-, bık-, buna-, çim-, dinel-, gücen-, inle-, kan-, özle-, pepele-, sevin-, solu-, somurt-, sus-, şaşır-, tiksin-, titre-, uykla-, uyu-, üşü-, yapış-, yat, gibi

Bu fiiller herhangi bir oluş ve kılışı değil, yalnızca hareket halinde olmayan bir durumu veya takınılan bir tavrı gösterirler. Genellikle geçişsizdirler. Ancak içlerinde beğen-, özle-, gibi az sayıda geçişli olanları da vardır.

• Erzurum’a giden arkadaşımız oranın iklimine pek alışamamış.
• Karşımda öyle dimdik dinelme evladım. Bir yer bulup otursana!
• Bu mesleden dolayı sana gönüllenip gücendiğini sanmam.
• Soğuktan mı titriyordum, yoksa heyecandan, üzüntüden mi bilmem (S.F. Abasıyanık).
• Su uyur, düşman uyumaz (atasözü).
• Rıza ona dik dik bakarak somurttu, cevap dahi vermedi (H. Taner).
• Hastasını muayene ederken başında bulundular mı, hele söz söylediler mi eli ayağı dolaşır, ya kalbi bulamaz, ya nabzı şaşırır (A. İlhan).

Kaynak:Türkiye Türkçesi Grameri(Şekil Bilgisi);Zeynep Kerman:s.530-533

<- : ANASAYFA : Sonraki Sayfa ->